Guillaume Canet ile Madison Avenue’daki Jaeger-LeCoultre butiğindeki ilk randevumuz, son derece uğraşışız, abartısız ama bir yandan da ışık saçan bu pozları verdiği fotoğraf çekimimizle başlıyor. Ardından, Guillaume, gerçek bir Parizyen olarak tüm nezaketiyle sorularımızı cevaplıyor, kendini ifade edişi ustaca. Basit sözcüklerle derin cümleler kuruyor. En çok kullandığı kelime ise “samimiyet”. Ve ona göre aktörler dünyanın en dürüst insanları. İşini taparcasına seviyor ama bazen hava almaya da ihtiyacı oluyor. Öyle zamanlar için bazen setlere bile yanında götürdüğü paraşüt çantası var. Keşfetmek için yaşıyor, çok meraklı, herkesle, her şeyle çok ilgili. Daha yolun başında denilen yönetmenlerle çalışmayı seviyor. Yazmayı okulda, yönetmenliği yazarken, aktörlüğü yönetmen olmaya çalışırken keşfederken, Guillaume hayatı anlamaya hep kendisinden başlıyor.