Bir varmış, bir yokmuş... Eski zamanlar, uzak bir ülkede bir tüccar yaşarmış. Bir gün, kervanıyla birlikte bir yolculuğa çıkması gerekmiş. Altınlarını evde bırakamazmış. Çünkü yalnız yaşıyormuş. Yanına alsa yolda çalınabilir. Düşünmüş, taşınmış ve altınlarını bir küpe doldurmuş. Altınların üstüne de bir sürü zeytin koymuş ve küpün ağzını sıkıca kapatmış. Komşusuna gidip küpü ona emanet etmiş ve tüccar yola çıkmış...