Listen

Description

Bir varmış, bir yokmuş... Eski zamanlardan bir zamanda, bir köyde Asaf adında bir köylü yaşarmış. Kimi kimsesi olmayan Asaf o kadar safmış ki, köylüler ona Saf Asaf derlermiş. Bir de Asaf'ın tam tersi karakterde Emin diye bir köylü varmış. Köylüler ona da Cin Emin derlermiş.

Günlerden bir gün Saf Asaf tarladaki taşları temizlerken Cin Emin onu görmüş. Bakmış ki Asaf taşları tek tek taşıyor. Tarla büyük, taş çok. Öyle olunca Cin Emin, Saf Asaf'a bir yol göstermiş ve Asaf işini çabucak bitirmiş. Cin Emin'in kıvrak zekasından etkilenen Saf Asaf, ona kendisini yanına almasını ve iş öğretmesini istemiş. Bu iş Cin Emin'in kafasına yatmış, fakat Asaf'a her dediğini yapmasını şart koymuş. Asaf bu durumu kabul etmiş. Bunun üzerine Cin Emin, Asaf'a: "O zaman düş önüme Saf Asaf. Pazara gidiyoruz". Asaf, satacak bir şeyi olmadığını söylese de Emin ona gideceklerini söylemiş ve pazarın yolunu tutmuşlar...