Listen

Description

Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, buradan uzaklarda heybetli dağların çevrelediği şirin mi şirin bir memleket varmış. Bu memlekette birbirini çok seven bir karı-koca yaşarmış. Tek üzüntüleri bir evlatları olmayışıymış. Dönelim heybetli dağlara... Bu dağlarda görkemli ormanlar varmış. Güneş evine dönerken bütün orman şarkı söylermiş. Bu şarkılar o kadar güzelmiş ki, güzel memleketteki bebekler bu şarkılarla uyurmuş. Dönelim sevgi dolu karı-kocaya... Bizim adam bir gece çok susamış ve su içmeye kalkmış. Toprak testiden su dolduracakken bir gürültüyle dumanların arasından uzun ve ak sakallı yaşlı bir adam ortaya çıkıvermiş. "Korkma" demiş yaşlı adam. "Üzüntünü biliyorum. Şafakla birlikte şarkı söyleyen ormana git. Ulu çınarı ve onun yanındaki elma ağacını bul. Ağaçtaki mor elmayı al ve gel..."