Fatih ilçesi, İstanbul’un tarihî sur içinden oluşması sebebiyle, tarihte “nefs-i İstanbul” yani İstanbul’un kendisi, merkezi olarak tanınan bölgesidir. İstanbul denince akla ilk gelen yer, eskiden sadece sur içi idi. Öyle ki bugün dahi belli bir yaşın üzerinde olan yerli halk, Fatih’te bir işi olduğu zaman, “İstanbul’a gidiyorum” diyebilmektedir. Nitekim klasik Osmanlı asırları boyunca İstanbul bugün ki Fatih’ten ibaretti. Eyüp, Galata ve Üsküdar ise “bilâd-ı selâse” yani “üç belde” sıfatıyla merkezî İstanbul’a bağlı idârî alt birimlerdi. Bu sebeple “İstanbul”da yani bugünki Fatih ilçesi sınırlarında doğan ya da yaşayanlara “şehrî (şehirli)”, diğer bölgelerden olanlara ise “Galatalı”, “Eyyûbî” ya da “Üsküdarlı” denirdi. İşte bu yazı dizisinin konusu olan “Fatihli bestekârlar” başlığı, belli bir semti değil, sur içinde doğan, yaşayan ya da ömrünün büyük kısmını “nefs-i İstanbul”da geçirmiş olan kişileri ifade etmektedir.