Listen

Description

Saygıdeğer İstanbullular

Yeni bir sayıda sizleri baharın coşkusuyla selamlıyorum. Boğaz ve Haliç’in eşsiz manzarasına nazır, anıt yapılarla, kurşun kubbelerle bezenmiş yarımadanın güzelliği baharla birlikte katlanarak artıyor. Bütün şehir, sümbüller, laleler, erguvanlarla bir renk şölenine duruyor. Dört bir yandan bayrak bayrak yükselen bahar şehrayini gönüllerimize mutluluk bahşediyor. Yılın bu vakitleri bana, Ziya Osman Saba’nın çok sevdiğim şu mısralarını hatırlatır:

Göğünde tanıdım ayın on dördünü, kırlarında bilirim baharı,

Her şey, içimde her şey, İstanbul yadigârı.

Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle

Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.

Ey doğup yaşadığım, yerde her taşını

Öpüp başıma koymak istediğim şehir.

Şiirlere, şarkılara, resimlere sayısız kere konu olsa da İstanbul’un dillere pelesenk olan güzelliği, Fatih’te yaşanmadan, sur içinde mahalle mahalle, sokak sokak gezilmeden layıkıyla anlaşılmaz. Burada, her köşe başında bambaşka boyut ve üslupta ibadethaneler, hanlar, medreseler, kuşların inip kalktığı sebiller, irili ufaklı çeşmeler karşılar meraklı adımları. Sütun, kitabe ve mezar taşları bize açılan şehrin uğurlu alametleri olarak arzıendam ederler. Fatih’te bizi yönlendiren işaretlerin peşine takılıp gitmenin ayrı bir cazibesi ve elbette kendimizi tanımakla, sevmekle yakından bir ilgisi vardır. Elinizdeki sayının temasını, tarihî meydan ve sütunlar izleğinde üretilmiş güzergâhlar oluşturuyor.