İstanbul peyzajının vazgeçilmez unsuru çınarlar… Çok eski devirlerden beri görenleri kendilerine hayran bırakmış bu ulu ağaçlar sur içinin pek çok yerinde tarihin dönüm noktasından duyulmadık haberler taşırcasına hâlâ ayaktadır. Kimi zaman şiirin mısralarından seslenir kimi zaman bir ressamın fırçasında cisimlenir, bir film sahnesinde veya bir fotoğraf karesinde ölümsüzleşirler. Tam da Lamartine’in işte müslüman Türk’ün hayatı diyerek betimlediği gibi, harikulade bir ufkun karşısında, başının üstünde dallarıyla bir ağaç, illa ki çınar olmalıdır, yanında bir çeşme, gözünün önünde deniz, orada oturmak, belirsiz dalgın bir seyirle saatler geçirmek… Bir çınar serinliğinde demlenen, tabiat sevgisiyle hercümerç bir sur içi manzarasıdır bu.