Bütün gün kırlarında dolaştım yurdumun
Oynak tepelerinde, ayartıcı ovalarında.
Bütün gün kırlarında dolaştım senin
Bir avuç toprak arayarak, boş, serin
Oysa ne kadar anlamsız, tarihsiz bir toprak
Tarihsiz bir ev, tarihsiz bir insan aramak,
Bazı şairlerden sonra geçti artık
Geçti artık bazı şeyleri anlatamamak
İşte bir sürü bitki, adını bilmediğim
Kuzukulağı, devedikeni, ısırganlar yanında
Sarı ve kızıl açan, görmediğim
İnce gövde, narin yaprak, al dudak
Kim bilir hangi derde deva?
Bütün gün kırlarında dolaştım senin
Yaşamak bir yanımda aldı başını gitti
Bir yanımda besleyici ve yabanıl otlar
Bir yerlere bağladılar beni, adlarını bilmesem de
Bir yerlerde, biliyorum
Akşam tütün dumanlarıyla inerdi soframıza
Ve biz, o çocuğu görürdük aramızda:
Nedir bağımsızlık, bağımlı olmak mı?
Bir kuşun gülüşüne, bir kızın kanadına?
Hazırlop bir ömür...
Ben, yokum buna.
Doğrudur, bir süre şöyle söylenebilir:
Bağımlılıklardır bağımsızlığı oluşturan.
Oysa küçük şeylerdir büyükleri yaratan.
Hem kim bilebilir küçük yanlışları büyümeden?
Bir mesleğin seçimi elleri kansız bir katil yaratabilir,
Bir yaşamın seçimidir, derim ben.
Bir kızın seçimi,
Bir oğulun seçimidir bir bakıma.
Bir süre bunlar söylenebilir, doğrudur
Ama hangi bağlamda?
Seni astılar mı ölürsün, o yakılsa da kalır.
Seni övseler, şımarırsın, o kendini korur.
Seni sevseler, büyürsün, tek ayrıcalığın burada.
Bağımlıdır şiir de, evet; insana.
Denizi düşün; bir oluşumdur, devinir.
Bir bütündür, ama parçalanır dalgalandığında
Yine de kuruduğu görülmemiştir ırmaklar gibi
Bir süreçtir, suyun tarihiyle
Bir halktır,
Bir düşünce, suyun tarihiyle eşanlamlı.
Yani küçük şeylerle gelindi bugüne.
Küçük bankalarla, küçük tahvillerle
Küçük gayrimenkullerle gelindi bugüne.
Küçük adamlar, küçük mülkler büyüdü birdenbire
Ve, küçüldü ülke... Bu böyle bilinmeli
Şimdinin bilinmesi yetmez
Onu geleceğe yetiştirmeli:
Küçük bağımlılıklarla gidilecek bağımsızlığa
Ve haykırıyorum işte: Yaşasın Ülke!
Nedir bağımlılık?
İşte bir söz
İşte bir urgan sıkıyor boğazımı.