Listen

Description

Başarılı insanların geri çekilip, başlarına bir şey gelmesini bekleyen insan olmaları uzun zamandır dikkatimi çekiyor.

Onlar kendileri hamle ediyor, dünyanın başına gelen şey oluyorlar.

Sanatçının yolu da budur.

Dünyanın başına gelen şey olmak.

Başlamak zor olabilir. Konu ister tasarım, ister yazma olsun. Yeteneklerimizi test etme hakkına sahip değilmişiz gibi hissedebiliriz. Bir şekilde değersisizdir.

İşte bu koşullar altında, başarısızlıkla flört etmekte olduğumuzu düşünüyorum. Bir başarısızlık ruhuyla.

Ayrıca yaratıcılık, kendi kendini ifade etmenin de önemli ve güçlü bir formudur. Yoksa neden despotik diktatörler, şairleri hapse tıksınlar?

Ve aşırılıkçılar, insan yapımı eserleri yıkmakla uğraşsınlar?

Kendi fikirlerine muhalefet eden fikirlerden korkuyorlar.

Ve o fikirleri ifade edebilen insanların tehdidi altında olduklarını hissediyorlar. Yaratıcılık, fark yaratır.

Şimdi,

Üstelik...Belki her zamankinden çok.

Dünyanın pek çok noktasındaki sınıflarda, öğrenciler derslerde uslu uslu otururlar.

Einstein ile Galileo'nun bilimsel keşiflerini, Sheakspeare'in oyunlarını, Napoleon'un kahramanlıklarını dinlerler.

Dinler,

Öğrenir,

Ve not alırlar. Sonra da öğretilenleri iyi öğrenip öğrenmediklerini ölçen bir teste tabi tutulurlar.

Halbuki bu insanlarla ilgili bir şey öğrenmelerinin öncelikli sebebi Einstein, Galileo, Sheakspeare ve Napoleon'un hepsinin, hakim bilgi yok sayarak ve yıllanmış varsayımları sorgulamaya cüret ederek, büyük işler başarmış olmalarıdır.

Başka bir deyişle, sivrilmişlerdir.

Çünkü, kendilerine söyleneni yapmamışlardır. Öğrenciler, bu büyük zihinlerin başardığı şeyleri öğrenirken, bunları nasıl başardıklarına dair daha değerli dersi, her zaman alamıyor olmasınlar sakın?

Thomas Edison işin peşini bırakmama denilen şeyi gayet iyi biliyordu.

Peki elektrik ampülünü bulan Amerikalı, ilk denemesinde doğru sonuca varmış mıydı? Hayır.

İkinci denemesinde de tutturamamıştı. Bininci denemesinde de...Ticari olarak kullanılabilir bir ürüne varana dek, on bin deney yapması gerekmişti.

Ama hiçbir noktada, başarısızlığa izin vermedi.

''10.000 bin kez başarısız olmadım ben.'' diyordu. ''Bir kez bile başarısız olmadım.'' O yolun 10.000 yolun işe yaramayacağını kanıtlamada başarılı oldum. İşe yaramayacak yolları elediğimde, yarayacak olanı bulacağım.'' Eğer ilk denemenizde başarısız olursanız, tam aynı şeyi bir kez daha denemeyin. Gene başarısız olursunuz. Onun yerine bir düşünün, tartın, düzeltin, değiştirin ve sonra tekrar deneyin.

Yaratıcılık, yenilemeli bir süreçtir.