Listen

Description

''“Bir şey” bize, “senin içindeki sürekli kımıldayan kuşkulu gölgenle, dışındaki resmini birleştirecek, teke indirecek olan budur” diyor sanki.

Bizi “birleştirmesini, teke indirmesini, kuşkularımızı gidermesini” istediğimiz insan bizi sevmediğinde, kendi içimizdeki o sürekli değişen görüntülerden yapıp, dışarı yansıttığımız parlak tablo paramparça olur. 

İçimizde kıpırdanıp duran çalkantılı görüntünün gölgeleri artar. Bizi endişelere sevkeden karanlıkları çoğalır. Kendimizle ilgili kuşkular büyük bir salgın gibi her hücremizi esir alır. Ve bütün ruhumuz sürekli sancıyan büyük bir yaraya dönüşür.

Mantıklı davranış, “bu değilmiş” deyip yoluna devam etmektir. Ama bunu diyemeyiz, çünkü mantığımız da, o ateşli hastalığın etkisiyle kuruyup kavrulmuş, bizim için bütün inandırıcılığını kaybetmiştir.

O zaman, kendi üstümüze kapanıp bir hayvan gibi yaramızı yalayarak kendimizi iyileştirmeye uğraşırız.

Ya da…''