Piaget’e göre dünyanın bilişsel olarak yapılandırılmasında şu süreçler öne çıkmaktadır: şemalar, özümleme, uyma (akodomasyon) ve dengelenme. Şema kavramı ilk defa Piaget tarafından kullanılmıştır. Şema, bireyin çevresindeki dünyayı anlamak ve anlamlandırmak için geliştirdiği bir bilişsel yapı, yeni edinilen bilgilerin yerleşeceği bir çerçevedir. İnsan dünyaya çok basit düzeyde şemalarla gelir. İlk şemalar bebekken sahip olduğumuz basit reflekslerdir. Deneyim ve yaşantılar sonucu bu şemalar gelişir ve yeni şemalar oluşturulur (Özdemir, Özdemir, Kadak ve Nasıroğlu, 2012).
Özümleme, karşılaşılan yeni bir durumun daha önceki şemalarla açıklanmaya çalışılması; uyma ise yeni bilgiye göre var olan şemaların değiştirilmesi ya da genişletilmesi durumudur (Mert, 2007; Özdemir ve diğerleri, 2012). Örneğin, ilk defa küçük bir koyun gören çocuk ona “köpek” diyebilir. Bu durum çocuğun yeni olan koyun şemasını daha önce var olan köpek şemasının içine yerleştirmesini, yani özümlemeyi ifade eder. Koyunlarla etkileşime geçip, defalarca onlarla karşılaştığında köpekler ve koyunlar arasındaki farkları ayırt edebilir, yeni bir şema oluşturarak koyunları bunun içine yerleştirir. Bu durum da uyuma örnektir (Özdemir ve diğerleri, 2012). Dengelenme ise özümleme ve uyum arasında dengeli bir düzenlemenin olmasıdır. Yeni bilgilerle karşılaşıldığında birey ilk olarak özümlemeye başvurur, ancak bu şekilde yaptığı değerlendirme eksik kalacağı için bilişsel denge bozulur ve bunun sonunda birey dengeyi tekrar uyma yoluyla kurar. Öğrenme yeni dengelemelerin sonucunda gerçekleşir (Mert, 2007).