Bireylerin hikayesini okuyup sinirden ölmemek imkansız ama buradaki hiçbir karakter empati kurulsun diye yazılmamış zaten. Her biri ırkçılık ve sömürü döngüsünde bir arketip, kurban-zalim-kurtarıcı üçgeninin bir parçası…
Bedenin bireyselliğinden uzaklaşıp toplumsal olarak taşıdığı anlamları kavramaya çalıştığımız, tarihin bedenler üzerindeki tahakkümünü idraka uğraştığımız, çoğu noktada içselleştirmekte zorlandığımız, belki de korkup kaçtığımız bir metin…
Bölüme ya da kitaba dair fikirlerinizi aşağıdaki linkten ulaşacağınız instagram hesabında bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz: