Listen

Description

Müzik : Silent Forest - Kikoru

Bazen insanın başına kötü bir şey gelir…

Ve ilk refleksi şudur:

“Bu benim başıma neden geldi?”

Aslında soru yanlış sorulmuştur.

Çünkü çoğu zaman başımıza gelen şeyler,

bizimle ilgilenmez.

Hayat, kişisel davranmaz.

Hedef almaz.

Sadece olur.

Bir kapı kapanır.

Bir insan gider.

Bir beden yorulur.

Bir umut yarım kalır.

Ve biz, o anlarda bir cümle ararız.

Tutunacak bir cümle.

“Vardır bunda bir hayır.”

“Her şerde bir hayır var.”

Bu cümleler bazen içimizi rahatlatır.

Bazen de içimizi daha çok acıtır.

Çünkü insan, acı çekerken

hemen anlamlandırmak istemez.

Önce durmak ister.

Önce nefes almak ister.

İslam, burada acele etmez.

Sabır der.

Ama sabır, diş sıkmak değildir.

Sabır, olanı inkâr etmeden ayakta kalmaktır.

Başımıza gelen her şey iyi değildir.

Ama başımıza gelen her şey boş da değildir.

İslam’da “şer” diye bir şey vardır.

Ama mutlak değildir.

Şer, çoğu zaman bizim baktığımız yerdedir.

Biz, bir anı görürüz.

Hayat ise bir yol görür.

Biz, bugünü yaşarız.

Hakikat, zamanı aşar.

İşte “her şerde bir hayır var” demek,

olaya iyi demek değildir.

Olayın arkasında bir hikmet ihtimali olduğunu kabul etmektir.

Bu kabul, insanı küçültmez.

Tam tersine…

İnsanı taşımayı öğretir.

Stoacılar da benzer bir yerden konuşur.

Ama Tanrıdan değil, doğadan söz ederler.

Derler ki:

Kontrol edemediğin şeylerle kavga etme.

Hastalık…

Kayıp…

Ayrılık…

Bunlar sana sorulmadan gelir.

Ama seni tanımlamaz.

Stoacı için mesele şudur:

Başıma ne geldiği değil…

Başıma gelenle ne yaptığım.

İslam’da buna tevekkül derler.

Stoacılıkta kabulleniş.

İkisi de aynı yere bakar:

Direnme.

Ama pes de etme.

Elinden geleni yap.

Sonrasını bırak.

Bırakmak, vazgeçmek değildir.

Bırakmak, yükü hafifletmektir.

İnsan, her şeyi taşıyamaz.

Taşımaya çalıştığında kırılır.

Bazen bir şey olur…

Ve sen onu “kötü” diye adlandırırsın.

Ama aylar sonra dönüp baktığında,

o anın seni yavaşlattığını fark edersin.

Seni susturduğunu.

Seni başka bir yere çevirdiğini.

Hayır, olayda değildir.

Hayır, sende ortaya çıkar.

İslam, buna imtihan der.

Stoacılar, doğanın akışı.

Ama ikisi de şunu söyler:

Hayat, sana borçlu değildir.

Ama sen, hayata karşı bir duruş seçebilirsin.

Ve belki de asıl mesele şudur:

Her şerde bir hayır yoktur.

Ama her şer,

sende bir hayra dönüşme ihtimali taşır.

Bu ihtimali fark etmek,

Akıl ister.

Ve en çok da…

sükûnet ister.

Çünkü bazı cevaplar,

sadece sessizlikte gelir.