Listen

Description

"Tanrı'nın huzuru ve neşesi benimdir."

Tanrı'nın huzuru ve neşesi sizindir. Bugün, bize ait olduklarını bilerek onları kabul edeceğiz. Ayrıca biz aldıkça bu hediyelerin arttığını anlayacağız. Onlar, dünyanın vereceği hediyelere benzemezler. Dünyadaki hediyeler verildikçe verenden azalırlar. Alan, verenin kaybıyla zenginleşir. Bunlar hediyeler değil, suçluluk ile yapılmış pazarlıklardır. Gerçekten verilen hediye kayıp içermez. Birinin kaybından diğerinin kazanımı imkânsızdır. Bu; yetersizlik, kısıtlılık ve sınırlılığı ifade eder.

Bu şekilde verilenler hediye değildir. Bunlar daha değerli bir şeyler elde etmek için yapılan yatırımlardır. Geçici olarak verilmiş bir borçtur. Veren, verdiğinin daha fazlasını alma beklentisindedir. Vermekle ilgili bozulmuş düşünceler, gördüğünüz dünyanın tüm boyutlarına ve her alanına yayılmış durumdadır. Bu düşünceler, verdiğiniz hediyelerin anlamını silip atarlar dolayısıyla aldıklarınızın içini boşaltırlar, sonuçta eliniz boş kalırsınız. Bu kursun en önemli öğrenim hedeflerinden biri, verme algınızı tersine çevirmektir.

Ancak bu şekilde alabilirsiniz. Vermek bir korku kaynağı olduğu için almanızın tek yolunu kapatıyorsunuz. Tanrı'nın huzurunu ve neşesini kabul ederek, hediyeler hakkında yeni bir bakış açısı kazanacaksınız. Tanrı'nın hediyeleri vererek azalmazlar. Onlar verende de alanda da artarlar. Huzur ve mutluluğu, Tanrı'nın size verdiği hediyeler olarak kabul ettiğinizde, Yaratıcınızın sizdeki neşesi içinizde büyür ve sizin olur.

Gerçekten vermek, yaratmaktır. Sınırsız olanı sonsuzluğa eriştirir. Ebediyeti ölümsüzlükle buluşturur. Sevgiyi kendine sunar. Zaten tam ve bütün olana katkı yapar; ancak bu katkı, eksik olana katkı yapmak değil, bütünün verme yoluyla bütünlüğünü fark etmesidir. Gerçekten vermenin katkısı, bütünlüğünü korumak ve bütünün içerisinde olanın hepsini kendine verebilmesi için yapılan katkıdır.

Bugün, Tanrı'nın huzurunu kabul edin. O, bütünlüğü tanımlarken, Kendi bütünlüğünü kazanacaktır. Anlayacaksınız ki, Onun bütünlüğünü sağlayacak olan, Evladının bütünlüğüdür. O, kayıp yaratarak veremez. Siz de veremezsiniz. Bugün, Onun neşe ve huzur hediyelerini alın. Alarak Ona verdiğiniz hediyelerden dolayı size teşekkür edecektir.

Bugün, uygulama süre.lerimiz biraz daha farklı bir şekilde başlayacak. Bugünkü uygulamanıza başlarken, Tanrı'nın eşit yasaları altında hakkınız olan neşe ve huzuru reddederek, onlardan mahrum bıraktığınız kardeşlerinizi düşünün. Bunu yaparken, kendinizi mahrum bıraktınız. Şimdi geri dönüp reddettiklerinizi kendiniz için alın. Bir süre "düşmanlarınızı" düşünün. Her biri aklınıza gelirken onlara tek tek şunları söyleyin:

"Kardeşim, sana huzuru ve neşeyi sunuyorum,

ve böylece Tanrı'nın neşesini ve huzurunu kabul ediyorum."

Bugün, Tanrı'nın size vereceği hediyelere hazırlanın. Zihninizi, bunu başarmasını engelleyecek her şeyden özgürleştirin. Tanrı'nın size vereceği huzur ve neşe hediyelerini kabul etmeye şimdi hazırsınız. Almayı reddettiğiniz huzur ve neşeyi deneyimlemeye şimdi hazırsınız. Şimdi, "Tanrı'nın huzuru ve neşesi benimdir" diyebilirsiniz. çünkü vermek için almayı kabul ettiniz.

Eğer zihninizi söylenen şekilde hazırlarsanız bugün başarılı olacaksınız. Çünkü huzur ve neşenin etrafına ördüğünüz tüm duvarların kaldırılmasına izin verdiniz. Sonunda sizin olan size geliyor. Bu yüzden kendinize şunu söyleyin; "Tanrı'nın huzuru ve neşesi benimdir" ve gözlerinizi bir süreliğine kapatın. Bırakın Onun Sesi söylediğiniz kelimelerin doğruluğunu size kanıtlasın.

Bugün, mümkün olduğunca sık bir şekilde beş dakikanızı Onunla geçirin. Ona daha fazla zaman veremediğiniz anlarda, "az olmasının" Onun için değersiz olduğunu düşünmeyin. En azından her saat başı, size vereceklerini verebilmesi için Ona vereceğiniz kelimeleri hatırlamaya çalışın. Bugün Onun Niyetinin .nüne geçmemek için kararlı olun. Eğer bir kardeşiniz Tanrı'nın size vereceği hediyeleri reddetmenize yol açar gibi görünürse, bunu Tanrı'nın hediyelerini alabilmek için bir şans olarak görün. Sonra kardeşinizi kutsayın ve şunu söyleyin:

"Kardeşim, sana huzur ve neşe sunuyorum,

ve böylece Tanrı'nın huzuru ve neşesini kabul ediyorum."