"Problemi fark etmek istiyorum ki çözülebilsin."
Bir problemi çözebilmeniz için onun ne olduğunu bilmeniz gerekir. Zaten çözülmüş bile olsa siz çözümü fark etmediğiniz sürece o problemi yaşamaya devam edersiniz. Dünyanın içinde bulunduğu hal budur. Gerçekte tek problem olan "ayrılık" problemi çoktan çözülmüştür. çözüm görülmüyor çünkü problem tam olarak görülemiyor.
Bu dünyadaki herkesin kendi özel problemleri varmış gibi görünür. Aslında hepsi aynıdır ve eğer hepsini çözen tek çözüm fark edilirse hepsi tamamen çözülecektir. Problemi yanlış algılayan, onun çözülmüş olduğunu nasıl fark edebilir? Cevabı almış olsa da bağlantıları doğru kuramaz.
Şu anda kendinizi içinde bulduğunuz durum budur. Cevabı aldınız fakat problemin ne olduğu konusunda tam olarak emin değilsiniz. Bir sürü farklı problemle karşılaşıyor gibi görünürsünüz. Biri gider diğeri gelir gibidir ve sanki bunun hiç sonu yoktur. Tüm problemlerden arınmış ve tamamen huzur içinde hissettiğiniz hiçbir zaman dilimi yoktur. Problemleri çok gibi algılamak, ayrılık problemini çözmeyi istememekten kaynaklanır.
Dünya size sayısız problem barındıran bir yer gibi görünür ve her birinin çözümü farklıymış gibidir. Bu algı, problemlerinizi çözmenin yanlış olacağını düşünmenize neden olur ve böylece başarısızlık kaçınılmazdır.
Birinin tek başına, dünyada görünen çeşitli problemleri çözebilmesi olanaksızdır. Her bir problem çok farklı seviyelerde, farklı içerikleri, sonuçları ve sebepleri var gibi görünerek size imkânsız gibi gelen durumlarda önünüze çıkabilirler. Onları düşünüp odaklanırsanız umutsuzluk, bunalım ve depresyon kaçınılmazdır. Tam birini çözdünüz gibi görünürken bir diğeri durduk yerde önünüze çıkar. Bir kısmı ise bir inkâr bulutunun arkasına saklanarak bir anda sizi tuzağa düşürmek üzere gelir. Sonra çözülmemiş şekilde tekrar saklanır.
Tüm bu karmaşa; problemin ne olduğunu görmemek ve çözülmesini engellemek için ümitsizce yapılan bir girişimdir. Eğer tek probleminizin ayrılık olduğunu anlasaydınız, ne şekilde gelirse gelsin cevapları almaya istekli olurdunuz çünkü problem ile çözüm arasındaki ilişkiyi görürdünüz. Problemlerinizin tümünün altındaki değişmezliği algıladığınız zaman, tümünü çözebilecek araçlara sahip olduğunuzu anlarsınız. Problemi anladığınız zaman bu araçları kullanırsınız.
Bugün yapacağınız uzun uygulamalarda gerçek problemin ve çözümünün ne olduğunu soracağız. Bunları zaten bildiğimizi varsaymayı bırakacağız. Olduğunu düşündüğümüz değişik tüm problemlerimizden zihnimizi özgürleştireceğiz. Sadece bir tek problemimizin olduğunu fark etmeye çalışacağız. Onun ne olduğunu sorup cevabı dinleyeceğiz. Söyleneceği kesindir. Sonra çözümünü soracağız. Söyleneceğinden emin olabilirsiniz.
Bugün yapacağınız egzersizler, problemi tanımlama istekliliğiniz oranında başarılı olacaklardır. Belki eski algınızı bırakmakta zorlanabilirsiniz ama bu zaten gerekli değildir. Tek gerekli olan, problemlerinizin gerçek olma ihtimaline dair şüphe duymanızdır. Aslında fark etmeye çalıştığınız şey, problemi fark ettiğiniz an çözümü de göreceğinizdir. Bu şekilde problem ve çözüm birlikte ortaya çıkar ve siz huzuru bulursunuz.
Bugün kısa çalışma sürelerini yapma sıklığınız, zamana değil ihtiyaca dayalı olmalıdır. Bugün birçok problem ile karşılaşabilirsiniz. Hepsi çözülmeyi bekliyor. Bugün hedefimiz sadece bir problem ve bir çözüm olduğunu hatırlamanızdır. Bunu fark ederseniz tüm problemler çözülür ve huzur ortaya çıkar.
Bugün gördüğünüz problemlerin farklılığı sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Herhangi bir zorlukla karşılaştığınız anda kendinize hemen şunu söyleyin:
"Bu problemi fark ediyorum ki çözülebilsin."
Sonra, problemin ne olduğuna dair tüm yargılarınızı bırakın. Mümkünse bir anlığına gözlerinizi kapatın ve problemin ne olduğunu sorun. Sesiniz duyulacak ve cevap verilecektir.