Bu blogu oluşturma amacım, belli uyuşmazlık ya da sorunlar üzerine, yasal durumu anlatmak ve çözüm yollarını ortaya koymak olduğu kadar, hukukun genel ilkelerinin nasıl oluştuğunu, Roma Hukukunun neden önemli olduğunu, her dönem geçerliliğini koruyan tespitleri, okuduğum hukuk kitapları üzerine incelemeleri de içeren hukukun genel değerleri üzerine de bir şeyler yazmak. Bazen bu durum, başka şeyler araştırırken birden karşınıza çıkıveriyor. Anayasaya uygunluk denetimiyle ilgili tarihi bazı notları yazmak da hiç aklımda yokken böyle başladı.
Aslında blokta yayınladığım yazılarla ilgili alıntı yapılması halinde yazar adı ve sitenin belirtilmesiyle ilgili nasıl bir not yazmalıyım diye araştırma yaparken, Prof.Dr.Kemal GÖZLER’in bir davası üzerine, kendi yayınladığı “Gözler v. Çağlayan Davası Gözlemler ve Eleştiriler” kitabında, bugüne kadar en çok atıf yapılan yargı kararlarından biri olma özelliğini taşıyan Marbury v. Madison davası karşıma çıktı.
Anayasaya uygunluk denetiminin tarihte ilk kez karşımıza çıktığı karar, Marbury v. Madison kararıdır. 1800’lü yılların başında, Amerikan Başkanlık seçimlerini Thomas Jefferson kazanır. Ancak başkanlığı devredecek olan John Adams, görevini bırakmadan önce Adliye Yasasını onaylar ve bir gece yarısı hakim atamalarını imzalar. Ama atama kararlarından bazıları hakimlerin kendilerine tebliğ edilmez. Thomas Jefferson başkanlığa geçince bu tebliğlerin gönderilmemesini ister. Hakim atamalarının geçerli olması için gerekli olan tebliğ süreci tamamlanamaz. Bu hakimlerden biri olan William Marbury, yürürlükteki Adliye Yasası’na dayanarak, ABD Yüksek Mahkemesi’ne ilk derece mahkemesi sıfatıyla, kendisine tebliğin gönderilmesinin sağlanması için dava açar. Yüksek Mahkeme, bu aşamada Senato’dan geçen ve dönemin başkanı tarafından onaylanan yasanın Anayasaya aykırılığı nedeniyle davayı reddeder. Bu durum tarihte ilk kez Anayasanın üstünlüğünün ortaya konulduğu karardır. Hukuk tarihinde bir dönüm noktasıdır. Kararın gerekçesinden alıntılar şöyledir;