Listen

Description

Yarı açık panjurundan girdi balkonuna ışık, Düriye Hanım’ın. Elinde çekirdekli galeta, başında mavi boncuklu yazmasıyla, konuşuyordu balkon demirine konan kumrularla.
“Abu benim güzel çocuklarıma!” diye diye severdi misafiri olan kuşları, karıncaları, hamam böceklerini. Dönerdi güleç yüzünü bana, “Bak!” derdi saksıda açan sarı çiçeğini göstererek. “Ara ara gösterir yüzünü bana, ama hiç yalnız bırakmaz. Sen gelmediğinde açarım panjuru, koyarım güneşe, veririm suyunu, konuşurum onunla.” derdi.
“Geldim işte Düriye Sultan!” dediğimde de;
“Hiç gitmiyorsun ki!” der muzip muzip gülerdi. Onu özlüyorum, biliyorsun.
...