Fluent Fiction - Turkish: A Spring Proposal: Love Blooms in Emirgan Parkı
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-04-04-22-34-02-tr
Story Transcript:
Tr: Emirgan Parkı'nın çiçek kokulu havası, baharın neşesiyle doluydu.
En: The flower-scented air of Emirgan Parkı was filled with the joy of spring.
Tr: İstanbul'un ünlü laleleri rengârenk açmış, parkı adeta bir tabloya dönüştürmüştü.
En: İstanbul's famous tulips had blossomed in a variety of colors, transforming the park into a veritable painting.
Tr: Emre derin bir nefes aldı; bugün, hayatının en önemli günü olacaktı.
En: Emre took a deep breath; today would be the most important day of his life.
Tr: Kalbi hızlı hızlı atıyordu.
En: His heart was pounding.
Tr: Yanında, hayatının kadını Leyla yürüyordu. Ancak her şeyden habersizdi.
En: Beside him walked Leyla, the woman of his life, yet she was unaware of everything.
Tr: Emre'nin aklında bin bir düşünce vardı.
En: A thousand and one thoughts were in Emre's mind.
Tr: Leyla'ya olan sevgisi, yılların birikimi ve hayatın ne kadar değerli olduğuna dair son zamanlarda daha çok düşündüğü gerçekler.
En: His love for Leyla, the accumulation of years, and the truths he had recently been reflecting more on about how valuable life was.
Tr: Bugün ona evlenme teklif etmeye karar vermişti.
En: He had decided to propose to her today.
Tr: Ne var ki, parktaki kalabalık onu biraz endişelendiriyordu.
En: However, the crowd in the park was making him a bit anxious.
Tr: Ramazan nedeniyle her yer insan doluydu; hatta Zehra da yanlarındaydı ve keyifli şakalaşmaları Emre’nin gerginliğini biraz hafifletmişti.
En: Due to Ramazan, everywhere was filled with people; even Zehra was with them, and their playful banter had somewhat relieved Emre's tension.
Tr: Ama artık zamanı gelmişti.
En: But now the time had come.
Tr: Emre cesaretini toparladı ve Leyla'yı parkın biraz daha sakin bir köşesine çekti.
En: Emre gathered his courage and led Leyla to a quieter corner of the park.
Tr: Lalelerin sakin bir rüzgarla dans ettiği bu köşede kendini daha güvende hissetti.
En: In this corner, where the tulips danced gently with the wind, he felt more secure.
Tr: Leyla'nın elini tuttu ve ona gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı.
En: He held Leyla's hand and began to speak while looking into her eyes.
Tr: "Sevgilim, bu parkta, bu baharın ortasında, sana söylemek istediğim bir şey var" dedi.
En: "My love, here in this park, amidst this spring, I have something I want to tell you," he said.
Tr: Emre'nin elleri biraz terlemişti ama kararlılığı gözlerinden okunuyordu.
En: Emre's hands were a bit sweaty, but determination could be read in his eyes.
Tr: Leyla şaşkınlıkla ona baktı.
En: Leyla looked at him in surprise.
Tr: Emre dizlerinin üzerine çöktü ve bir yüzük çıkardı cebinden.
En: Emre dropped to his knees and took a ring out of his pocket.
Tr: "Benimle evlenir misin, Leyla?" diye sordu.
En: "Will you marry me, Leyla?" he asked.
Tr: Etraftaki laleler sanki onların mutluluğunu paylaşıyor gibi daha da renklenmişti.
En: The tulips around them seemed to share in their happiness, becoming even more vibrant.
Tr: Bir anlık sessizlik oldu.
En: A moment of silence ensued.
Tr: Leyla nefesini tuttu, gözlerinde ufak bir ışıltı belirdi.
En: Leyla held her breath, a small sparkle appearing in her eyes.
Tr: Zehra da heyecanla onları izliyordu.
En: Zehra was watching them with excitement.
Tr: Leyla, dudaklarında oluşan hafif bir tebessümle "Evet!" dedi.
En: With a slight smile forming on her lips, Leyla said, "Yes!"
Tr: Emre’nin yüzü mutlulukla aydınlandı, Leyla'yı havada döndürdü.
En: Emre's face lit up with joy, and he spun Leyla in the air.
Tr: Etraflarındaki laleler, bu sıcak kucaklaşmayı adeta kutluyor gibiydi.
En: The tulips around them seemed to be celebrating this warm embrace.
Tr: Aşk ve baharın ruhuyla, Emre, hep arzuladığı güven ve kararlılığı buldu.
En: With the spirit of love and spring, Emre found the sense of security and resolve he had always desired.
Tr: Hayatın güzellikleri, bu anın içinde gizliydi ve Leyla ile geleceğe olan inancını pekiştirmişti.
En: The beauty of life was hidden in this moment, and his belief in a future with Leyla was strengthened.
Tr: Emirgan Parkı, onların aşk hikâyesine ev sahipliği yapmış, kalplerine baharın neşesini serpmişti.
En: Emirgan Parkı had hosted their love story, sprinkling the joy of spring into their hearts.
Tr: Bu anı unutulmayacak bir hatıra olarak saklamaya karar verdiler.
En: They decided to cherish this moment as an unforgettable memory.
Tr: Ramazan'ın ruhuyla birlikte paylaşılan birlik ve beraberlik, bu güzel aşk hikâyesinin bir parçası olmuştu.
En: The spirit of Ramazan, shared in unity and togetherness, had become a part of this beautiful love story.
Vocabulary Words: