Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Artistic Encounters: Finding Balance at the Museum
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-03-08-23-34-01-tr

Story Transcript:

Tr: Can, heyecanla müzenin önünde durdu.
En: Can, with excitement, stood in front of the museum.

Tr: Bahar güneşi, büyük cam pencerelerden süzülerek içeri giriyor, renkli sanat eserlerini aydınlatıyordu.
En: The spring sun filtered through the large glass windows, illuminating the colorful artworks inside.

Tr: İçerideki ziyaretçiler yavaş adımlarla geziyor, fısıldaşan sesleri cilalı ahşap zeminlerde yankılanıyordu.
En: Visitors inside wandered leisurely, their whispering voices echoing on the polished wooden floors.

Tr: Can, yeni bir proje için ilham arayışında olan genç ve hevesli bir sanatçıydı.
En: Can was a young and enthusiastic artist on the lookout for inspiration for a new project.

Tr: Abisi Emir, her zamanki gibi yanında, akıl ve destek kaynağı olarak bulunuyordu.
En: His brother Emir was, as always, by his side, providing wisdom and support.

Tr: Can, sanat dünyasında gizli bir hayranlık beslediği Leyla'yı uzaktan fark etti.
En: Can noticed Leyla, whom he secretly admired in the art world, from a distance.

Tr: Leyla ünlü bir sanatçıydı ve Can, ondan çok şey öğrenmek istiyordu.
En: Leyla was a famous artist, and Can wanted to learn a lot from her.

Tr: Kalbi hızlıca atmaya başladı.
En: His heart started to race.

Tr: Emir, kardeşinin heyecanını sezdi.
En: Emir sensed his brother's excitement.

Tr: "Kendine dikkat et," dedi.
En: "Take care of yourself," he said.

Tr: "Hep heyecanlanıp kendini unutursun."
En: "You always get excited and forget yourself."

Tr: Can, Leyla'ya yaklaşmaya karar verdi.
En: Can decided to approach Leyla.

Tr: Emir, biraz geride durarak Can'ı dikkatle izlemeye koyuldu.
En: Emir stayed a little behind and began to watch Can attentively.

Tr: Artık önlerinde, büyük bir yağlı boya tablosunun önünde duruyordu.
En: They were now standing in front of a large oil painting.

Tr: Can, bu tablonun renklerinden ve tekniklerinden bahsetmek istedi.
En: Can wanted to talk about the colors and techniques of this painting.

Tr: Ancak, Leyla'nın huzurunda kelimeler boğazında düğümlendi.
En: However, in Leyla's presence, words got stuck in his throat.

Tr: Nefesi daraldı.
En: He felt short of breath.

Tr: Tam o anda, Can gözlerinin karardığını hissetti ve birden yere yığıldı.
En: At that moment, Can felt his vision go dark and suddenly collapsed to the ground.

Tr: Müze sessizliği bir anda bozuldu.
En: The silence of the museum was instantly disrupted.

Tr: Leyla, hemen yanına eğilip yardım etmeye başladı.
En: Leyla immediately bent down to help him.

Tr: "Tamam mısın?"
En: "Are you okay?"

Tr: diye sordu, sıcak bir gülümsemeyle.
En: she asked with a warm smile.

Tr: Can, uyandığında Leyla ile göz göze geldi.
En: When Can woke up, he found himself looking into Leyla's eyes.

Tr: Emir, yanındaydı ve bir bardak su uzatıyordu.
En: Emir was by his side, offering a glass of water.

Tr: "Sakin ol," dedi Leyla.
En: "Calm down," said Leyla.

Tr: "Sanat, stres kaynağı olmamalı.
En: "Art should not be a source of stress.

Tr: Keyif alman önemli."
En: It's important for you to enjoy it."

Tr: Can, Leyla'nın nezaketiyle rahatladı.
En: Can felt at ease with Leyla's kindness.

Tr: Leyla, ona yardım etmekten memnuniyet duyduğunu ve ona rehberlik etmeyi seve seve kabul edeceğini söyledi.
En: Leyla said she was happy to help him and would gladly accept to guide him.

Tr: "Birlikte çalışabiliriz," dedi.
En: "We can work together," she said.

Tr: O sırada Can, sadece sanatla dolu bir gün geçirmemesi gerektiğini, kendi ihtiyaçlarına da zaman ayırması gerektiğini fark etti.
En: At that moment, Can realized that he should not spend a day filled only with art, but also take time for his own needs.

Tr: Emir'e ve Leyla'ya minnettarlıkla baktı.
En: He looked at Emir and Leyla with gratitude.

Tr: Artık içindeki sanat tutkusunu daha dengeli bir şekilde yaşamaya karar vermişti.
En: He had now decided to live his passion for art in a more balanced way.


Vocabulary Words: