Fluent Fiction - Turkish: Aylin's Triumphant Spring: From Shadows to Success
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-05-29-22-34-02-tr
Story Transcript:
Tr: Baharın taze rüzgarı camdan içeri dolarken, büyük plaza binasının girişinde yoğun bir koşuşturma vardı.
En: As the fresh breeze of spring filled the room through the window, there was a bustling activity at the entrance of the tall plaza building.
Tr: Aylin, elinde dosyası, asansör kapısı önünde bekliyordu.
En: Aylin, with a file in her hand, was waiting in front of the elevator doors.
Tr: Bugün onun için önemli bir gündü.
En: Today was an important day for her.
Tr: Yönetim kurulu toplantısında bir sunum yapacaktı ve bu, terfi almak için büyük bir fırsattı.
En: She was going to give a presentation at the board meeting, and it was a great opportunity for her to get a promotion.
Tr: Kalbi hızla atıyordu ama yüzünde kararlı bir ifade vardı.
En: Her heart was racing, but she had a determined expression on her face.
Tr: Ofisin içi modern ve şıktı.
En: The office was modern and chic.
Tr: Büyük cam paneller, yüksek tavanlar ve dışarıdaki yemyeşil parklara baktıran bir manzara... Aylin kendini böyle bir ortamda çalışırken hayal etmişti hep.
En: Large glass panels, high ceilings, and a view looking out onto the lush green parks outside... Aylin had always imagined herself working in such an environment.
Tr: Aylin, sunumdan birkaç saat önce toplantı odasına girdi.
En: Aylin entered the meeting room a few hours before the presentation.
Tr: Sıradan bir gün gibi görünüyordu ancak bugün Bütün dikkatleri üzerinde toplayacağını biliyordu.
En: It looked like an ordinary day, but she knew she would draw all the attention today.
Tr: Hazırlıklarına göz atarken, Burak’ın yolladığı verileri tekrar kontrol etti.
En: While reviewing her preparations, she re-checked the data sent by Burak.
Tr: Bir şeyler yanlıştı.
En: Something was wrong.
Tr: Veriler tutarsız görünüyordu.
En: The data looked inconsistent.
Tr: Aklında Burak'ın ona bilerek yanlış bilgi verdiğine dair bir düşünce belirdi.
En: A thought popped into her mind that Burak might have given her incorrect information on purpose.
Tr: Ancak bu, onun moralini bozmaya yetmedi.
En: However, this wasn't enough to dampen her spirits.
Tr: Aylin derin bir nefes aldı.
En: Aylin took a deep breath.
Tr: Bilgilerine ve deneyimine güvenmeye karar verdi.
En: She decided to trust her knowledge and experience.
Tr: Çabucak bir strateji geliştirdi.
En: She quickly developed a strategy.
Tr: Kendi içgüdülerine dayanacaktı.
En: She would rely on her instincts.
Tr: Zaman geldi, ve yönetim kurulu odasında heyecan doruktaydı.
En: The time came, and excitement peaked in the boardroom.
Tr: Aylin sunumuna başladı.
En: Aylin began her presentation.
Tr: Yönetim kurulu üyelerinin dikkatle dinlediğini görüyordu.
En: She could see the board members listening attentively.
Tr: Birkaç zor soru soruldu ama Aylin, her birini ustalıkla yanıtladı.
En: A few tough questions were asked, but Aylin answered each one skillfully.
Tr: Hızlı düşünme yeteneği, bilgi birikimi ve kararlılığı sayesinde soruların üstesinden geldi.
En: Thanks to her quick thinking, knowledge, and determination, she handled the questions successfully.
Tr: Sunum sona erdiğinde, odada kısa bir sessizlik oldu.
En: When the presentation ended, there was a brief silence in the room.
Tr: Ancak bu sessizliği, alkış sesleri böldü.
En: But this silence was broken by applause.
Tr: Yönetim kurulu üyeleri Aylin’e sunumu için teşekkür etti ve harika bir iş çıkardığını söylediler.
En: The board members thanked Aylin for her presentation and said she did a wonderful job.
Tr: Ona, liderlik potansiyelinin yüksek olduğu bildirildi.
En: She was told that her leadership potential was high.
Tr: Aylin, bu sözlerle büyük bir mutluluk ve gurur hissetti.
En: Aylin felt great joy and pride with these words.
Tr: Artık kendine daha çok güveniyordu.
En: Now she was more confident in herself.
Tr: Burak’ın gölgesinden çıkmış ve kendini kanıtlamıştı.
En: She had stepped out of Burak's shadow and proved herself.
Tr: Başarıya ulaşmak için başkalarına değil, kendi bilgeliğine güvenmesi gerektiğini anlamıştı.
En: She realized she needed to rely on her own wisdom to succeed, not on others.
Tr: Bahar havası gibi taze bir değişim Aylin’in hayatına girmişti.
En: A fresh change, like the spring air, had entered Aylin's life.
Tr: Yüksek binaların arasından geçerken, geleceğe umutla bakıyordu.
En: As she passed between the tall buildings, she looked to the future with hope.
Tr: Bugün hem bir kariyer adımı atmış, hem de içindeki gücü keşfetmişti.
En: Today, she had taken a career step and also discovered her inner strength.
Tr: Aylin, yeni hedeflerini belirlemek için sabırsızlanıyordu.
En: Aylin was eager to set new goals.
Vocabulary Words: