Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Beat the Heat: Dorm Dilemmas and Unplanned Ice Bucket Fun
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-06-16-22-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Sıcaklık, üniversite yurdunu kasıp kavuruyordu.
En: The heat was overwhelming the university dorm.

Tr: Ege, Buse ve Kerem, odalarında sersemlik içinde uzanmışlardı.
En: Ege, Buse, and Kerem were lying in their room, feeling groggy.

Tr: Boğucu yaz sıcağı, bütün öğrencileri çaresiz bırakmıştı.
En: The stifling summer heat had left all the students helpless.

Tr: Pencereler açıktı, ama en ufak bir esinti bile yoktu.
En: The windows were open, but there wasn't the slightest breeze.

Tr: Koridorda yankılanan müzik ve anında erişte kokusu, ortama karmaşık bir huzur veriyordu.
En: The music echoing in the corridor and the instant noodle smell gave the place a complex tranquility.

Tr: “Bu sıcaktan ölüyorum,” dedi Kerem, güler yüzünü kaybetmeden.
En: "I am dying from this heat," said Kerem, without losing his cheerful face.

Tr: “Dondurma arabasını çağırabiliriz belki?”
En: "Maybe we could call the ice cream truck?"

Tr: “Kesinlikle çözüm bulmalıyız,” diye cevapladı Ege, kaşlarını düşünceli bir şekilde çatarak.
En: "We definitely need to find a solution," responded Ege, with a thoughtful frown.

Tr: Her zaman çözüm üreten biriydi, ama şimdi nasıl bir plan yapacağı konusunda ikilemdeydi.
En: He was always someone who came up with solutions, but now he was in a dilemma about what plan to make.

Tr: “Yurdun sadece tek klima cihazı vardı ve o da bozuldu.”
En: "The dorm had only one air conditioning unit, and it’s broken."

Tr: Buse, düşünceli bir şekilde, “Böyle devam ederse, kimse ders çalışamaz,” diye ekledi.
En: Buse added thoughtfully, "If this continues, no one will be able to study.

Tr: “Belki eski depolarda unutulmuş fanlar bulabiliriz.”
En: Maybe we can find forgotten fans in the old storage rooms."

Tr: Ege, o an yaratıcı bir düşünceye kapıldı.
En: At that moment, Ege had a creative thought.

Tr: “Bekleyin! Belki kendi serinletici aletimizi yapabiliriz. Önce buzdolabından buz alırız ve bir fan yerinde kullanabiliriz.”
En: "Wait! Maybe we can make our own cooling device. First, we get ice from the refrigerator and use a fan."

Tr: Buse ve Kerem bu fikre hayran kaldı.
En: Buse and Kerem admired the idea.

Tr: Hemen işe koyuldular.
En: They immediately got to work.

Tr: Ege, buzları bir havlunun içine doldurdu.
En: Ege filled a towel with ice.

Tr: Buse, eski bir vantilatör bulmak umuduyla çatı katı deposuna koştu.
En: Buse ran to the attic storage in hopes of finding an old fan.

Tr: Kerem ise bu arada dışarı çıkıp dondurma arabası için hızlı bir tur attı, fakat boşuna.
En: Meanwhile, Kerem went outside for a quick tour to find the ice cream truck, but in vain.

Tr: Bu sırada, garip bir şekilde yurdun ıvır zıvır dolu odalarından birindeki bir dolap açıldı ve hepsinin aradığı fanlar oradaydı.
En: Strangely enough, one of the cluttered rooms in the dorm opened up, and there were the fans they were looking for.

Tr: Ama neden saklanmışlardı?
En: But why were they hidden?

Tr: Beklenmedik bir şekilde, fanları saklayan kişiyi buldular; kampüsün eğlence düşkünü Cem.
En: Unexpectedly, they found the person who had hidden the fans; Cem, the campus's fun-seeker.

Tr: Sonunda anladılar ki, Cem kampüs genelinde bir buz kovası meydan okuması düzenlemek istemişti.
En: They finally understood that Cem wanted to organize an ice bucket challenge across campus.

Tr: Sıra dışı bir şaka.
En: An unusual prank.

Tr: “Katılalım,” dedi Buse heyecanla.
En: "Let's join," said Buse excitedly.

Tr: “Eğlenceli olabilir, herkes serinler!”
En: "It could be fun; everyone will cool down!"

Tr: Ege ilk başta tereddüt etti ama şimdi karmaşık planlardan vazgeçmek daha çekici geliyordu.
En: Ege hesitated at first, but now abandoning the complex plans seemed more appealing.

Tr: Kerem de bu durumu kalenderce kabul etti.
En: Kerem also accepted the situation casually.

Tr: Sonunda, bütün yurt bir araya geldi.
En: In the end, the whole dorm came together.

Tr: Herkes birbirinin üzerine buzlu kovaları döktü.
En: Everyone poured icy buckets over each other.

Tr: Gülüşmeler ve sevinç çığlıkları arasında sıcaklık unutuldu.
En: Amidst the laughter and shouts of joy, the heat was forgotten.

Tr: İstasyonda başlatılan buz meydan okuması herkes için serinletici bir çözüm olmuştu.
En: The ice challenge that started at the station had become a refreshing solution for everyone.

Tr: Ege o an, spontane hareketlerin de değeri olduğunu fark etti.
En: In that moment, Ege realized the value of spontaneous actions.

Tr: Buse biraz daha kaosun ne kadar eğlenceli olabileceğini öğrendi.
En: Buse learned how fun a bit more chaos could be.

Tr: Kerem ise, her şeyin espri olmadan da eğlenceli olabileceğini anladı.
En: Kerem understood that things could be enjoyable even without a joke.

Tr: Hep birlikte, o beklenmedik sıcak gün için mükemmel bir çözüm bulmuşlardı.
En: Altogether, they found the perfect solution for that unexpected hot day.


Vocabulary Words: