Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Bringing Göbeklitepe to Life: Humor in History Tours
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-03-27-22-34-01-tr

Story Transcript:

Tr: Göbeklitepe sabah güneşi altında parlıyordu.
En: Göbeklitepe was shining under the morning sun.

Tr: İlkbaharın serin havasında, tarihi taşlar arasında kuşların neşeli sesleri yankılanıyordu.
En: In the cool air of spring, the cheerful sounds of birds echoed among the historic stones.

Tr: Bu eşsiz yerde, Emirhan sık sık turistlere rehberlik ederdi.
En: In this unique place, Emirhan often guided tourists.

Tr: Emirhan, Göbeklitepe’nin tarihini anlatmayı severdi.
En: Emirhan loved telling the history of Göbeklitepe.

Tr: Bugün de büyük bir turist grubunu ağırlıyordu.
En: Today, he was hosting a large group of tourists.

Tr: Ramazan başlamıştı ve ortalık çok canlıydı.
En: Ramazan had begun, and the place was very lively.

Tr: Emirhan, gruba dikkatle anlatıyordu: “Göbeklitepe, dünyanın bilinen en eski tapınak yeridir...” O sırada, kuzen Nehir, kalabalığın arasında belirdi.
En: Emirhan was explaining carefully to the group: "Göbeklitepe is the world's oldest known temple site..." Meanwhile, his cousin Nehir appeared among the crowd.

Tr: Nehir, üzerinde komik bir kostüm vardı.
En: Nehir was wearing a funny costume.

Tr: Renkli bir şapka takmış, elinde plastik kılıç sallıyordu.
En: She had on a colorful hat and was waving a plastic sword in her hand.

Tr: Her fırsatta turistlerin fotoğraflarına girip poz veriyordu.
En: At every opportunity, she jumped into the tourists' photos and posed.

Tr: Emirhan, hafifçe kaşlarını çattı ama turuna devam etmeye çalıştı.
En: Emirhan frowned slightly but tried to continue his tour.

Tr: Ancak Nehir, sürekli dikkatleri dağıtıyordu.
En: However, Nehir kept distracting everyone.

Tr: Tüm grup gülüyor ve Nehir'in şakalarını izliyordu.
En: The whole group was laughing and watching Nehir's antics.

Tr: Emirhan, sabrını zorladı.
En: Emirhan strained his patience.

Tr: Anlaşılan Nehir, yine şakalaşacak bir gün bulmuştu.
En: It seemed that Nehir had found another day to joke around.

Tr: Emirhan bir durdurdu, derin bir nefes aldı.
En: Emirhan paused, took a deep breath, and looked at the group with a smile.

Tr: Gruba bakıp gülümsedi.
En: "Friends," he said, "I would like to introduce you to a funny character from history..." He pointed at Nehir.

Tr: “Arkadaşlar,” dedi, “sizlere tarihten komik bir karakter sunmak istiyorum...” Nehir’i işaret etti.
En: "This chaotic adventurer, Nehir, is one of the hidden stories of Göbeklitepe."

Tr: “Bu dağınık maceracı Nehir, Göbeklitepe'nin gizli hikâyelerinden biri.” Turistler gülmeye başladı.
En: The tourists began to laugh.

Tr: Emirhan, Nehir’i turuna dahil etti.
En: Emirhan included Nehir in his tour.

Tr: Nehir de hemen role girip hikâyesine başladı.
En: Nehir immediately got into character and began her tale.

Tr: Turistler kahkahalarla güldü ve bir yandan da Emirhan’ın anlattıklarını dinlediler.
En: The tourists laughed with joy while listening to Emirhan's explanations.

Tr: Nehir, taşların arasında hoplayarak şakalaşıyordu.
En: Nehir joked around, hopping among the stones.

Tr: Emirhan, turu Nehir’le birlikte tamamladı.
En: Emirhan completed the tour with Nehir.

Tr: Grup hem eğlenmiş hem de tarihi öğrenmişti.
En: The group was both entertained and informed.

Tr: Tur bittiğinde, herkes mutlu bir şekilde ayrıldı.
En: When the tour ended, everyone left happily.

Tr: Emirhan, Nehir'e döndü ve gülümsedi.
En: Emirhan turned to Nehir and smiled.

Tr: “Sanırım, yardımların için teşekkür etmeliyim,” dedi.
En: "I guess I should thank you for your help," he said.

Tr: Nehir, göz kırparak, “Her zaman,” dedi.
En: Nehir winked and said, "Anytime."

Tr: O günden sonra, Emirhan turlara biraz daha şaka ekledi.
En: After that day, Emirhan added a bit more humor to his tours.

Tr: Nehir ise, bazen sürpriz ziyaretler yaparak pastanelerden aldığı tatlıları paylaşırdı.
En: Nehir, on occasion, would make surprise visits and share pastries she got from bakeries.

Tr: Göbeklitepe’de, bahar kuşları neşeyle ötüp durdu.
En: At Göbeklitepe, spring birds continued to sing joyfully.

Tr: Emirhan, turunu başka bir gözle yapıyordu artık, hem eğleniyor hem de öğretiyordu.
En: Emirhan was conducting his tours with a new perspective, both entertaining and teaching.

Tr: Bu da turistlerin her ziyaretinde tekrar gelmek istemelerini sağlıyordu.
En: This made tourists want to return with every visit.

Tr: Göbeklitepe’nin sessiz tarihine bir parça neşe katılmıştı.
En: A touch of joy had been added to the silent history of Göbeklitepe.


Vocabulary Words: