Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Dance of Discovery: Unplanned Adventures in Kapadokya
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-09-23-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Kışın soğuk ama büyüleyici bir akşamında, Kapadokya'nın peri bacaları arasında Mehmet ve Aylin yürüyüşe çıkmışlardı.
En: On a cold but enchanting winter evening, amidst the fairy chimneys of Kapadokya, Mehmet and Aylin went for a walk.

Tr: Havanın beyaz örtüsü, çıtırdayan kar sesleri ve uzaklardan gelen gümbür gümbür müzikle birleşmişti.
En: The white covering of the weather, the crunching sound of snow, and the distant booming music came together.

Tr: Aylin, yavaş adımlarla Mehmet'in yanında yürüyordu, bilindik gezileri severdi ama sürprizlere pek sıcak bakmazdı.
En: Aylin was walking slowly beside Mehmet; she loved familiar walks but wasn't too keen on surprises.

Tr: Mehmet, Aylin'i etkilemek için araştırmalar yapmış, kültürel bir gezi planlamıştı.
En: Mehmet, eager to impress Aylin, had done some research and planned a cultural trip.

Tr: Ancak karşımıza çıkan bu olay planda yoktu.
En: However, this unexpected event hadn't been part of the plan.

Tr: "Bu sanırım geleneksel bir dans gösterisi," dedi Mehmet, güvenle.
En: "I think this is a traditional dance performance," said Mehmet confidently.

Tr: Aylin şüpheli bir bakış attı.
En: Aylin gave him a skeptical look.

Tr: "Mehmet, emin misin?
En: "Are you sure, Mehmet?

Tr: Bu biraz daha katılımcı gibi görünüyor."
En: This looks a bit more participatory."

Tr: Yerliler, ortada daire oluşturmuş, ellerinde ziller ve develerle şarkılar söyleyip dans ediyorlardı.
En: The locals had formed a circle in the middle, singing and dancing with bells and camels in hand.

Tr: Mehmet ve Aylin, yanlış bir anlama sonucu daireye dahil oluvermişlerdi.
En: Mehmet and Aylin, due to a misunderstanding, found themselves included in the circle.

Tr: "Vakit kaybetmeyelim," dedi Mehmet ve Aylin’in elini sıkıca tutarak dansa katıldı.
En: "Let's not waste any time," said Mehmet, firmly holding Aylin's hand as they joined the dance.

Tr: İlk başta, ikisi de yanlış adımlar attı.
En: At first, both of them took the wrong steps.

Tr: Zamanlamaları tutmuyordu, ve yüzlerinde hafif bir tereddüt vardı.
En: Their timing was off, and there was a slight hesitation on their faces.

Tr: Mehmet, dansın sırrını çözdüğünü zannetmeye başladı ve büyük adımlarla ileri geri giderek Aylin'i cezbetmeye çalıştı.
En: Mehmet started to think he had figured out the secret of the dance and began to captivate Aylin with large steps back and forth.

Tr: Aylin ona ayak uydurmak için elinden geleni yaptı, gülümsemesi endişeli ama sıcak bir hal aldı.
En: Aylin did her best to keep up, her smile anxious yet warm.

Tr: Bir an geldi ki, beklenmedik bir uyum yakaladılar.
En: There came a moment when they unexpectedly found harmony.

Tr: Hareketleri, yerel bir dansın merakla beklenen anını taklit ediyordu.
En: Their movements imitated a much-anticipated moment of the local dance.

Tr: Yerliler birden durdu ve alkışlamaya başladı.
En: The locals suddenly stopped and began to applaud.

Tr: "Bravo!"
En: "Bravo!"

Tr: diye bağırdı birisi.
En: shouted someone.

Tr: Aylin bu sevgi dolu ilgi karşısında utancını bir kenara bıraktı, Mehmet’in yanında yavaşça kıkırdadı.
En: Faced with this loving attention, Aylin set aside her embarrassment and softly giggled beside Mehmet.

Tr: Dans lideri yanlarına geldi ve davetkâr bir şekilde başlarını eğdi.
En: The dance leader approached them and bowed invitingly.

Tr: "Misafirlerimiz, bize katılmanız ne büyük onur!"
En: "It is such an honor for us to have you join!"

Tr: dedi gülümseyerek.
En: he said with a smile.

Tr: Mehmet ve Aylin’e o eski ve güzel dansın adımlarını gösterdi.
En: He showed Mehmet and Aylin the steps of that old and beautiful dance.

Tr: İkisi de ona minnetle gülümsedi.
En: Both of them smiled at him gratefully.

Tr: Akşam neşe ve dostluk içinde geçti.
En: The evening passed with joy and friendship.

Tr: Mehmet, o an, Aylin’in temkinli tavırlarının aslında ne kadar değerli olduğunu anladı.
En: At that moment, Mehmet realized how valuable Aylin's cautious manners actually were.

Tr: Aylin ise, bazen beklenmedik olayların da keyifli sonuçları olabileceğini görmüştü.
En: Meanwhile, Aylin saw that unexpected events could also have pleasant outcomes.

Tr: Birlikte geçirdikleri bu anılar, ikisi için unutulmaz bir kış akşamına damgasını vurdu.
En: The memories they created together marked an unforgettable winter evening for both of them.

Tr: Eğlencenin ve dostluğun zaferiyle dans ettiler, üşümeyi çoktan unutmuşlardı.
En: They danced with the triumph of fun and friendship, long having forgotten the cold.


Vocabulary Words: