Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Emir's Bold Vision: Reviving History at Galata Kulesi
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-05-23-22-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Emir, güneşli bir bahar sabahında Galata Kulesi'ne doğru yürüyordu.
En: Emir was walking towards Galata Kulesi on a sunny spring morning.

Tr: Hava serin, İstanbul'un tarihi mimarisi her zamanki gibi büyüleyiciydi.
En: The weather was cool, and İstanbul's historical architecture was as enchanting as ever.

Tr: Emir, kuleye yaklaştıkça kalbinin hızla attığını hissetti.
En: As Emir approached the tower, he felt his heart beating rapidly.

Tr: Bugün hayatının en önemli görüşmelerinden birine katılacaktı.
En: Today, he would participate in one of the most important meetings of his life.

Tr: Zehra, onun mentoru ve en büyük destekçisiydi. Zehra onu zirveye götürmek için karar vermişti.
En: Zehra, his mentor and greatest supporter, had decided to lead him to the top.

Tr: Emir ise tereddütlüydü ama içten içe ne yapması gerektiğini de biliyordu.
En: Emir, on the other hand, was hesitant, but deep down, he knew what he had to do.

Tr: Galata Kulesi, İstanbul manzarasını ve tarihi dokusunu gözler önüne seriyordu.
En: Galata Kulesi showcased the view of İstanbul and its historical texture.

Tr: Zirvedeki görüşme odasından şehrin modern binaları ve Osmanlı'dan kalma eski yapılar birlikte görünüyordu.
En: From the meeting room at the top, the city's modern buildings and old structures from the Ottoman era were visible together.

Tr: İkisinin de konuşma sırası geldiğinde, Zehra ona cesaret verici bir bakış attı. “Şimdi değişim zamanı,” dedi.
En: When it was both of their turns to speak, Zehra gave him an encouraging look and said, "Now is the time for change."

Tr: Emir derin bir nefes aldı.
En: Emir took a deep breath.

Tr: Şirket yönetimi, daha kârlı olan modern projelere odaklanmak istiyordu.
En: The company management wanted to focus on more profitable modern projects.

Tr: Ancak Emir'in kalbinde tarihi yapıların restorasyonu için bir tutku yatıyordu.
En: However, Emir had a passion for the restoration of historical buildings.

Tr: Sesini kontrol etmeye çalışarak, "Tarihi yapıları restore etmek sadece kültürel değil, aynı zamanda ekonomik değerler de kazanabilir,” dedi.
En: Trying to control his voice, he said, "Restoring historical buildings can gain not only cultural but also economic values."

Tr: Herkesin ilgisini çekmişti.
En: He had captured everyone's attention.

Tr: Emir, İstanbul'un zengin tarihini ve Galata Kulesi'nin nasıl korunup yaşatılması gerektiğini anlattı.
En: Emir explained the rich history of İstanbul and how Galata Kulesi should be preserved and brought to life.

Tr: Konuşurken vurguladığı her kelime, içindeki tutkuyu açığa çıkarıyordu.
En: Every word he emphasized during his speech revealed the passion inside of him.

Tr: “Galata Kulesi, bir miras. Bunu korumak ve geleceğe aktarmak bizim sorumluluğumuz,” dedi cesurca.
En: "The Galata Kulesi is a heritage. It is our responsibility to protect it and carry it into the future," he said bravely.

Tr: Odada sessizlik oldu.
En: There was silence in the room.

Tr: Herkes düşünceli görünüyordu.
En: Everyone seemed thoughtful.

Tr: Özellikle yönetim kurulu başkanı, Emir'in söylediklerini dikkatle dinlemişti.
En: Especially the chairman of the board, who had listened carefully to what Emir had said.

Tr: Bir süre sonra, başkan gülümsedi ve, “Emir, bu tutkunuz beni etkiledi. Projenizi daha ayrıntılı görmek isteriz,” dedi.
En: After a while, the chairman smiled and said, "Emir, your passion has impressed me. We would like to see your project in more detail."

Tr: Bu sözler, Emir'in içinde yeni bir ateş yakmıştı.
En: These words ignited a new fire within Emir.

Tr: Görüşme sona erdiğinde, Zehra ona dönüp, “Harikaydın. Cesaretinle firmadaki rüzgarı değiştirdin,” dedi.
En: When the meeting ended, Zehra turned to him and said, "You were great. With your courage, you changed the wind in the company."

Tr: Emir, içindeki mutlulukla Zehra'ya teşekkür etti.
En: Emir, filled with happiness, thanked Zehra.

Tr: İkisi de Galata Kulesi'nden İstanbul manzarasına bakarken, Emir gelecekteki projeler için umut doluydu.
En: As both looked out over the view of İstanbul from Galata Kulesi, Emir was full of hope for future projects.

Tr: Kulenin tam tepesinde, tarihin ve yeniliğin buluştuğu o an, Emir nihayet kendi değerlerine ve hayallerine güvenmeyi öğrenmişti.
En: At that moment, at the very top of the tower where history and innovation met, Emir finally learned to trust his own values and dreams.

Tr: Ve o günden sonra, hayatında ve kariyerinde yeni bir sayfa açılmıştı.
En: And from that day on, a new chapter had opened in his life and career.


Vocabulary Words: