Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Emre's Frozen Journey: Finding Strength in Silence
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-16-23-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Emre, şehir hayatının baskısından sıkılmıştı.
En: Emre was tired of the pressures of city life.

Tr: Belgrad Ormanı'nın sessizliğinde huzur bulacağını düşündü.
En: He thought he would find peace in the tranquility of Belgrad Ormanı.

Tr: Kış mevsimindeki ormanın güzelliklerini hayal etti.
En: He imagined the beauties of the forest during winter.

Tr: Derin nefes aldı ve ormanın bembeyaz örtüsüne adım attı.
En: He took a deep breath and stepped onto the forest's pure white blanket.

Tr: Kar yeni yağmıştı ve tertemizdi.
En: The snow had just fallen and was pristine.

Tr: Ağaçların dalları karla kaplıydı.
En: The branches of the trees were covered in snow.

Tr: Sessizlik, Emre'nin içindeki karmaşayı bastırıyordu.
En: The silence was suppressing the chaos within Emre.

Tr: Derin bir yalnızlık hissi vardı ama buna ihtiyacı olduğunu biliyordu.
En: There was a deep sense of loneliness, but he knew he needed it.

Tr: Şehirde işleri yolunda gitmiyordu.
En: Things weren't going well for him in the city.

Tr: Kendine olan güvenini kaybetmişti.
En: He had lost his self-confidence.

Tr: Ormanın derinliklerinde huzuru bulacaktı.
En: He would find peace deep in the forest.

Tr: Yavaş yavaş ilerledi.
En: He moved forward slowly.

Tr: Altındaki kar hışırtılar çıkardı.
En: The snow beneath him made rustling noises.

Tr: Bu ses zihnini rahatlatıyordu.
En: This sound relaxed his mind.

Tr: Birdenbire kar yağışı hızlandı.
En: Suddenly, the snowfall intensified.

Tr: Önünü görmek zorlaştı.
En: It became difficult to see ahead.

Tr: Kar fırtınası beklediğinden çok daha şiddetliydi.
En: The snowstorm was much fiercer than expected.

Tr: Emre korkmaya başladı.
En: Emre started to feel afraid.

Tr: Ya kaybolursa?
En: What if he got lost?

Tr: Ya geri dönemezse?
En: What if he couldn't return?

Tr: Bu korkularla yüzleşmesi gerektiğini anladı.
En: He realized he needed to confront these fears.

Tr: Hayat da böyle değil miydi?
En: Wasn't life like this too?

Tr: Bazen her şey zorlaşırdı.
En: Sometimes everything became difficult.

Tr: Ama bir karar vermeliydi: Geri mi dönecekti, yoksa daha da mı derinlere gidecekti?
En: But he had to make a decision: Would he turn back, or would he go even deeper?

Tr: Emre derin bir nefes aldı.
En: Emre took a deep breath.

Tr: Korkularıyla yüzleşme zamanıydı.
En: It was time to face his fears.

Tr: Büyük bir ağacın altına sığındı.
En: He took shelter under a large tree.

Tr: Etraf sessizleşti.
En: Everything became quiet.

Tr: Ağaç ona devasa ve koruyucu geliyordu.
En: The tree seemed enormous and protective to him.

Tr: Burada biraz dinlenmeye karar verdi.
En: He decided to rest a bit here.

Tr: Düşünmeye başladı.
En: He began to think.

Tr: Hayatındaki bütün belirsizlikleri düşündü.
En: He thought about all the uncertainties in his life.

Tr: Bu belirsizliklerle başa çıkabilirdi.
En: He could cope with these uncertainties.

Tr: Bu güç onda vardı.
En: He had this strength within him.

Tr: Bunu anladı.
En: He realized this.

Tr: Kar fırtınası yavaşça durdu.
En: The snowstorm gradually subsided.

Tr: Emre, yenilenmiş hissetti.
En: Emre felt renewed.

Tr: Ağacın altından çıktı.
En: He stepped out from under the tree.

Tr: Dış dünyaya dönmeye hazırdı.
En: He was ready to return to the outside world.

Tr: Adımlarını attıkça hafiflediğini hissetti.
En: As he took steps, he felt lighter.

Tr: Ormandan çıkarken içinde yeni bir güç vardı.
En: As he exited the forest, he felt a new strength within him.

Tr: Artık hayatın getireceği zorluklarla başa çıkabileceğine inanıyordu.
En: He now believed he could cope with the challenges life would bring.

Tr: Emre, Belgrad Ormanı'ndan ayrıldı.
En: Emre left Belgrad Ormanı.

Tr: Ormanda geçirdiği süre boyunca kendini bulmuştu.
En: During his time in the forest, he had found himself.

Tr: Kendine inanıyordu.
En: He believed in himself.

Tr: Bu güvenle şehre dönecek ve hayatını yeniden şekillendirecekti.
En: With this confidence, he would return to the city and reshape his life.

Tr: Ormanın sessizliği ona güç vermişti.
En: The silence of the forest had given him strength.

Tr: Artık kendini daha güçlü hissediyordu.
En: He now felt stronger.


Vocabulary Words: