Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Emre's Winter Transformation: A New Year of Confidence
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2024-12-28-23-34-01-tr

Story Transcript:

Tr: Kış iyice kendini hissettirmişti.
En: Winter had truly made itself felt.

Tr: Yılbaşı yaklaşırken, herkesin içini bir umut ve heyecan kaplamıştı.
En: As New Year approached, a sense of hope and excitement filled everyone.

Tr: Emre, elinde bir tomar broşürle, karla kaplı sokağı hızla geçerek topluluk merkezine doğru ilerledi.
En: Emre moved quickly down the snow-covered street with a stack of flyers in his hand, heading toward the community center.

Tr: Bugün, okul öğrenci meclisi seçimlerinin günüydü.
En: Today was the day of the school student council elections.

Tr: Merkez, öğrenci ve öğretmenlerle dolup taşmıştı.
En: The center was overflowing with students and teachers.

Tr: Her yanda adayların posterleri duvarlarda sallanıyordu.
En: Posters of candidates were swaying on the walls everywhere.

Tr: Emre'nin kalbi hızla atıyordu; bir yandan heyecan, bir yandan da korku.
En: Emre's heart was beating fast; excitement mingled with fear.

Tr: Emre, topluluk merkezinin kapısından içeri girince Aylin onu hemen fark etti.
En: As Emre entered through the door of the community center, Aylin immediately noticed him.

Tr: "Abim!
En: "Abim!

Tr: Harika görünüyorsun.
En: You look great.

Tr: Sakın heyecan yapma, emniyette buradayız," dedi, Emre'yi desteklemek için.
En: Don't be nervous, we're safe here," she said to support Emre.

Tr: Aylin her zamanki gibi abisinin yanında olmuştu.
En: Aylin was by her brother's side as always.

Tr: Emre'nin bu zorlu süreçte en büyük dayanağıydı.
En: She was Emre's biggest support during this challenging process.

Tr: "Sadece kendin ol, yeter," dedi gülümseyerek.
En: "Just be yourself, that's enough," she said with a smile.

Tr: Zehra, Emre'ye doğru yaklaştı.
En: Zehra approached Emre.

Tr: "Hadi bakalım, Emre.
En: "Come on, Emre.

Tr: Bugün ikimizin de günü," dedi, nazik bir gülümsemeyle.
En: Today is the day for both of us," she said with a gentle smile.

Tr: Zehra, hem Emre'nin arkadaşı hem de en büyük rakibiydi.
En: Zehra was both Emre's friend and his biggest competitor.

Tr: Meclis başkanlığını devam ettirmek istiyordu.
En: She wanted to continue as the council president.

Tr: Aralarındaki rekabet dostaneydi ama hissettirdiği baskı gerçekti.
En: Their rivalry was friendly, but the pressure it brought was real.

Tr: Emre derin bir nefes aldı.
En: Emre took a deep breath.

Tr: Sahneye çıkma vakti gelmişti.
En: It was time to take the stage.

Tr: İsmi anons edildiğinde, adeta yüreği ağzına geldi.
En: When his name was announced, he felt his heart leap to his throat.

Tr: Mikrofonu eline aldığında, kalabalığa karşı durdu.
En: As he took the microphone in his hand, he stood against the crowd.

Tr: Salonda bulunan herkesin gözleri onun üzerindeydi.
En: Everyone in the hall had their eyes on him.

Tr: Sözlerine başlamadan önce derin bir nefes aldı.
En: Before he began speaking, he took a deep breath.

Tr: "Merhaba arkadaşlar.
En: "Hello friends.

Tr: Ben Emre.
En: I am Emre.

Tr: Sizi burada, bugün görmekten mutluluk duyuyorum," dedi titrek ama kararlı bir ses tonuyla.
En: I am happy to see you all here today," he said in a shaky but determined voice.

Tr: Kısa bir sessizlikten sonra daha cesurca devam etti, "Okulumuzu daha iyi bir yer yapmak istiyorum.
En: After a brief silence, he continued more boldly, "I want to make our school a better place.

Tr: Her birinizi dinlemek ve birlikte çalışmak benim için çok önemli."
En: Listening to each of you and working together is very important to me."

Tr: Konuşması kalabalıkta yankı buldu.
En: His speech resonated with the crowd.

Tr: Arkadaşlarının sıcak destekleri ve Aylin'in gülümsemesi, Emre'ye cesaret verdi.
En: The warm support of his friends and Aylin's smile gave Emre courage.

Tr: "Yanımda olduğunuz için teşekkür ederim," diyerek sonlandırdı sözlerini.
En: "Thank you for being here," he concluded his speech.

Tr: Kalabalık alkışlarla eşlik etti.
En: The crowd accompanied him with applause.

Tr: Seçim sonuçları açıklandığında Emre, Zehra'nın zaferini kutladı.
En: When the election results were announced, Emre congratulated Zehra's victory.

Tr: Zehra, onu tebrik etti ve "Biliyor musun, harika bir konuşmaydı.
En: Zehra congratulated him and said, "You know, it was a wonderful speech.

Tr: Gelecek sefer bence çok şansın olacak," dedi.
En: I believe you'll have a great chance next time."

Tr: Emre, içten içe biraz hayal kırıklığı yaşasa da büyük bir huzur içindeydi.
En: Although Emre felt a bit disappointed inside, he was at peace.

Tr: Kendi sınırlarını aşmış ve korkularını yenmişti.
En: He had surpassed his own limits and overcome his fears.

Tr: Bu onun için gerçek bir başlangıçtı.
En: This was a true beginning for him.

Tr: Artık daha özgüvenliydi ve gelecekte yapabileceği daha çok şeyi düşünüyordu.
En: He was now more confident, thinking of all the things he could achieve in the future.

Tr: Dışarıda kar yavaş yavaş yağmaya devam ederken, yeni yılın umudu içini ısıttı.
En: Outside, as the snow continued to fall slowly, the hope of the new year warmed him inside.

Tr: Emre, içindeki değişimin farkındaydı ve bu onun için büyük bir kazanımdı.
En: Emre was aware of the change within him, and this was a great achievement for him.

Tr: Yılbaşı gecesi, kışın soğuk olmasına rağmen kalbinde yeni bir sıcaklık vardı, çünkü artık kendine daha çok güveniyordu.
En: On New Year's Eve, despite the cold of winter, there was a new warmth in his heart because he trusted himself more now.


Vocabulary Words: