Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Finding Friendship Amidst Cappadocia's Enchanted Chimneys
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-06-10-22-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Kapadokya'nın sarp kayalıkları ve peri bacaları altında, Emir okulun yılsonu gezisine katılmıştı.
En: Under the steep cliffs and fairy chimneys of Kapadokya, Emir had joined the school's year-end trip.

Tr: İçinde bir heyecan ve biraz da kaygı vardı.
En: He felt excitement but also a bit of anxiety.

Tr: Sınıf arkadaşları arasında kendini birazcık yabancı hissediyordu.
En: Among his classmates, he felt somewhat like a stranger.

Tr: Herkesin bir arada kahkaha attığı, sohbet ettiği anlarda genellikle uzakta kalıyordu.
En: He often stayed distant during moments when everyone laughed together and chatted.

Tr: Gerçek bir arkadaş edinmek istiyordu ama nasıl olacağını bilmiyordu.
En: He wanted to make a real friend but didn't know how.

Tr: Başlangıç noktası Göreme'de, sınıf yavaş yavaş toplanıyordu.
En: At the starting point, Göreme, the class was slowly gathering.

Tr: Nehir, her zamanki gibi enerjik ve neşeliydi.
En: Nehir was her usual energetic and cheerful self.

Tr: Emi'ri fark edip ona el salladı.
En: She noticed Emir and waved to him.

Tr: Nehir, kendini sürekli kalabalıkların içinde bulan biriydi ama içten içe gelecek hakkında endişeliydi.
En: Nehir was someone who constantly found herself in crowds, but deep down, she was worried about the future.

Tr: Emir bunu bilmiyordu, sadece onun cesur ve rahat tavırlarına hayrandı.
En: Emir didn't know this; he just admired her bold and relaxed demeanor.

Tr: Gökyüzü açıktı ama birçok bulut vardı.
En: The sky was clear but there were many clouds.

Tr: Hava tahminleri akşam üstüne doğru yağmurun başlayabileceğini söylüyordu.
En: The weather forecasts were saying that rain might start towards the evening.

Tr: Emir oldukça kaygılıydı.
En: Emir was quite anxious.

Tr: Yağmur muhteşem manzaraları görmelerine engel olabilirdi.
En: Rain could prevent them from seeing the magnificent views.

Tr: Grubun rehberi peri bacalarına doğru yola çıkmalarını önerdi.
En: The group's guide suggested heading towards the fairy chimneys.

Tr: Emir'in kalbi biraz daha hızlı atmaya başladı.
En: Emir's heart started to beat a little faster.

Tr: Açık hava yürüyüşleri, her zaman onu rahatlatır ve doğayla baş başa kalmasını sağlardı.
En: Open-air walks always relaxed him and allowed him to be alone with nature.

Tr: Ancak yürüyüş sırasında hafif bir damlama başladı.
En: However, during the walk, a light drizzle began.

Tr: Emir, birkaç adımlık mesafede küçük bir mağara gördü.
En: Emir saw a small cave a few steps away.

Tr: "Bakın, yağmurdan korunmak için oraya sığınabiliriz!"
En: "Look, we can take shelter there from the rain!"

Tr: diye bağırdı.
En: he shouted.

Tr: Sınıf tek tek mağaraya doluştu.
En: The class filled the cave one by one.

Tr: İçerisi serindi ama kuru ve güvenliydi.
En: Inside, it was cool but dry and safe.

Tr: Nehir, Emir'in yanına oturdu.
En: Nehir sat next to Emir.

Tr: "Burası çok güzelmiş, değil mi Emir?"
En: "Isn't this place beautiful, Emir?"

Tr: diye sordu.
En: she asked.

Tr: Emir, biraz tereddüt etti ama sonuçta yanıtladı, "Evet, gerçekten.
En: Emir hesitated a bit but eventually replied, "Yes, it really is.

Tr: Tarihi yerler beni hep büyüler."
En: Historical places always fascinate me."

Tr: Yağmur dışarıda hırçınlaşırken, içeride sohbetler koyulaştı.
En: As the rain grew harsher outside, the conversations inside deepened.

Tr: Emir biraz cesaret topladı ve sordu, "Nehir, mezuniyet yaklaşıyor.
En: Emir gathered a bit of courage and asked, "Nehir, graduation is approaching.

Tr: Senin gelecekle ilgili planların ne?"
En: What are your plans for the future?"

Tr: Nehir bir an durakladı.
En: Nehir paused for a moment.

Tr: Bakışlarını mağaranın karanlık duvarlarına çevirdi.
En: She turned her gaze to the dark walls of the cave.

Tr: "Aslında, biraz tedirginim," dedi düşük bir sesle.
En: "Actually, I'm a bit anxious," she said in a low voice.

Tr: "Hayatın nasıl olacağı hakkında net bir fikrim yok."
En: "I don't have a clear idea about what life will be like."

Tr: İtiraf, Emir'i şaşırttı.
En: The confession surprised Emir.

Tr: Hep güçlü görünen Nehir'in de endişeleri olduğunu öğrenmek, aralarındaki mesafeyi bir anda kapattı.
En: Learning that even strong-seeming Nehir had worries instantly closed the distance between them.

Tr: Saatler geçtikten ve yağmur dindikten sonra, güneş bulutların arasından sızdı.
En: After hours passed and the rain stopped, the sun peeked through the clouds.

Tr: Mağaradan dışarı çıkarak rengarenk bir manzarayla karşılaştılar.
En: They stepped out of the cave to encounter a colorful scene.

Tr: Peri bacaları, yağmur sonrası güneşle adeta parlıyordu.
En: The fairy chimneys were shining brilliantly with the post-rain sun.

Tr: Emir kendini daha hafif ve huzurlu hissediyordu.
En: Emir felt lighter and more at peace.

Tr: Nehir'le olan samimi konuşmaları, Emir'e yeni bir güven katmıştı.
En: The sincere conversations with Nehir had added new confidence to Emir.

Tr: Nehir'e gülümsedi ve "Eğer istersen, mezuniyette yanımda oturabilirsin," dedi.
En: He smiled at Nehir and said, "If you want, you can sit next to me at graduation."

Tr: Nehir onaylayarak ve muzip bir şekilde gülümsedi.
En: Nehir smiled approvingly and playfully.

Tr: Emir, bu gezide bir dost kazanmış ve kalbini başkalarına açabilmenin sıcaklığını hissetmişti.
En: Emir had gained a friend on this trip and felt the warmth of opening his heart to others.

Tr: Artık yalnız olmadığını bilerek, yeni bir başlangıca hazırdı.
En: Knowing he was no longer alone, he was ready for a new beginning.


Vocabulary Words: