Fluent Fiction - Turkish: Finding Strength: Ege's Journey to Embrace New Beginnings
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2024-12-31-23-34-01-tr
Story Transcript:
Tr: İstanbul Boğazı'nın manzarasına karşı duran İstanbul Deniz Manzaralı Anadolu Lisesi'nde öğrenciler kışın soğuk havasına rağmen derslerine gider gelirlerdi.
En: At the İstanbul Boğazı's view-facing İstanbul Deniz Manzaralı Anadolu Lisesi, students would come and go to their classes despite the cold winter air.
Tr: Ege, lise son sınıf öğrencisiydi.
En: Ege was a senior student.
Tr: Son ders zili çalınca, Ege montunu giydi.
En: When the last bell rang, Ege put on his coat.
Tr: Dışarıda keskin bir soğuk vardı.
En: There was a sharp cold outside.
Tr: Yeni Yıl Gecesi yaklaşıyordu ve Ege'nin evde büyük bir kutlama vardı.
En: New Year's Eve was approaching, and there was big celebration at Ege's home.
Tr: Ege, bütün ailenin evde toplanacağı bu gece için heyecanlı ama biraz da endişeliydi.
En: Ege was excited but also a bit anxious about this night when the whole family would gather at home.
Tr: Gelecek yıl ne yapacağı hakkında sürekli düşünüyordu.
En: He constantly thought about what he would do next year.
Tr: Üniversite seçimleri, ailesinin beklentileri ve kendi hayalleri arasında sıkışmış hissediyordu.
En: He felt caught between university choices, his family's expectations, and his own dreams.
Tr: Bu yüzden Ege, bu konuda kimseyle konuşamamıştı.
En: Because of this, Ege hadn't been able to talk to anyone about it.
Tr: Ailesiyle konuşma zamanı geldiğini anladı.
En: He realized it was time to talk with his family.
Tr: Okuldan çıktıktan sonra, en yakın arkadaşları Aylin ve Cem'le sahilde buluştu.
En: After leaving school, he met his closest friends Aylin and Cem by the shore.
Tr: Ege, içindeki endişeleri paylaştı.
En: Ege shared his worries.
Tr: Aylin nazikçe onun elini sıkıca tuttu.
En: Aylin gently held his hand tightly.
Tr: "Merak etme, Ege," dedi.
En: "Don't worry, Ege," she said.
Tr: "Ailen seni her zaman destekler."
En: "Your family always supports you."
Tr: Cem ise omzuna dokunarak, "Belki de onlara hissettiklerini söylemen gerekiyor," diye ekledi.
En: Cem touched his shoulder and added, "Maybe you need to tell them how you feel."
Tr: Hava karardığında, Ege evine döndü.
En: When it got dark, Ege returned home.
Tr: Evde her şey yeni yıl için hazırdı.
En: Everything at home was ready for the new year.
Tr: Mis gibi yemek kokuları ve süslemeler evin içini neşeyle dolduruyordu.
En: The delicious smell of food and decorations filled the house with joy.
Tr: Ege'nin babası mutfakta son hazırlıkları yapıyor, annesi ise misafirlere hoş geldin diyordu.
En: Ege's father was making the final preparations in the kitchen, while his mother was welcoming the guests.
Tr: Sonunda saat neredeyse gece yarısı olmuştu.
En: Finally, it was almost midnight.
Tr: Ege, herkesi salonda topladı.
En: Ege gathered everyone in the living room.
Tr: Kalbi hızlı hızlı atıyordu ama kararlıydı.
En: His heart was racing, but he was determined.
Tr: "Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim," dedi.
En: "Thank you for listening to me," he said.
Tr: "Bu yıl benim için çok önemli.
En: "This year is very important to me.
Tr: Hayallerim, ama aynı zamanda korkularım da var.
En: I have dreams, but also fears.
Tr: Sizin desteğinize ihtiyacım var."
En: I need your support."
Tr: Bu sözler havada asılı kalmış gibi geldi, ama kısa bir sessizlikten sonra, Ege'nin annesi ona sarıldı.
En: These words seemed to hang in the air, but after a short silence, Ege's mother embraced him.
Tr: "Her zaman yanındayız, oğlum," dedi nazikçe.
En: "We are always with you, my son," she said kindly.
Tr: Babası da gülümsedi, "Gelecek seni ne olursa olsun bekliyor, biz de burada seninle olacağız." diye destek verdi.
En: His father smiled as well, "The future awaits you no matter what, and we will be here with you," he offered support.
Tr: Ailece yapılan o içten konuşmanın ardından, Ege kendini daha hafiflemiş hissetti.
En: After that heartfelt family conversation, Ege felt lighter.
Tr: Hem okul arkadaşlarının tavsiyesi, hem de ailesinin sıcak sözleri ona cesaret vermişti.
En: Both the advice from his school friends and his family's warm words had given him courage.
Tr: Saat gece yarısı geldiğinde herkes birlikte geri saydı.
En: When midnight arrived, everyone counted down together.
Tr: "Üç, iki, bir!"
En: "Three, two, one!"
Tr: Yeni yıl gülümsemelerle ve umutlarla karşılandı.
En: The new year was welcomed with smiles and hopes.
Tr: Ege, bu yeni yılın başlangıcında yalnız olmadığını bilmenin huzuruyla doldu.
En: Ege felt peace knowing that at the start of this new year, he was not alone.
Tr: Artık geleceğe daha umutlu bakabiliyordu ve bu yeni yılın, ailece birlikteliğin anlamını hatırlayarak dolu dolu geçeceği belliydi.
En: He could now look to the future more optimistically, and it was clear that this new year would be full, remembering the meaning of family togetherness.
Tr: Geçmiş yılın sıkıntıları geride, yeni yılın umutları önlerinde duruyordu.
En: The troubles of the past year were behind, and the hopes of the new year lay ahead.
Vocabulary Words: