Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Kapadokya: Emir's Journey to True Friendship
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-03-28-22-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Baharın ilk günleri.
En: The early days of spring.

Tr: Kapadokya'nın güzel manzarası her zamanki gibi büyüleyici.
En: Kapadokya@, as always, has a captivating view.

Tr: Peribacaları, rengarenk balonlarla dolu gökyüzüne doğru yükseliyor.
En: The fairy chimneys rise towards a sky filled with colorful balloons.

Tr: Emir, yatılı okuluyla Kapadokya’ya geziye geldi.
En: Emir@ has come to Kapadokya@ on a trip with his boarding school.

Tr: Biraz gergin.
En: He is a bit nervous.

Tr: Arkadaş edinmek istiyor ama nasıl yapacağını bilmiyor.
En: He wants to make friends but doesn’t know how.

Tr: Emir'in sınıf arkadaşlarından Selin, her zaman enerjik ve neşeliydi.
En: Emir's classmate Selin@ was always energetic and cheerful.

Tr: Elinde fotoğraf makinesiyle her anı ölümsüzleştirmeye çalışıyordu.
En: She was trying to immortalize every moment with her camera in hand.

Tr: Kerem, sınıfın komiğiydi.
En: Kerem@ was the class clown.

Tr: Şakaları çoktu ama derinlerde bir yerlerde tarihe olan ilgisini saklıyordu.
En: He made lots of jokes, but deep down, he hid his interest in history.

Tr: Nevruz günüydü, doğanın yeniden canlandığı gün.
En: It was Nevruz@, the day when nature comes alive again.

Tr: Herkes piknik alanında eğlenirken Selin, "Hadi, yer altı şehrini keşfedelim!" dedi.
En: While everyone was having fun at the picnic area, Selin@ said, "Come on, let's explore the underground city!"

Tr: Herkes bu fikre bayıldı.
En: Everyone loved the idea.

Tr: Emir biraz tereddüt etti ama sonunda gruba katıldı.
En: Emir@ hesitated a bit but finally joined the group.

Tr: Yer altı şehri karanlık ve serindi.
En: The underground city was dark and cool.

Tr: Duvarlarda eski yaşamların izleri vardı.
En: The walls bore traces of past lives.

Tr: Grup içinde Emir konuşmadan duruyordu.
En: Inside the group, Emir@ remained silent.

Tr: Bir çıkış ararken bir noktada Selin durdu, "Burası nasıl bir yer?" diye sordu.
En: While looking for a way out, Selin@ stopped at one point and asked, "What kind of place is this?"

Tr: Kerem, "Tarih kitaplarında böyle bir şey okumuştum ama tam hatırlamıyorum," dedi.
En: Kerem@ said, "I read something like this in history books, but I can't quite remember."

Tr: Emir sonunda bir şeyler söylemeye karar verdi.
En: Emir@ decided to finally say something.

Tr: "Büyükbabam, burada kaybolmamak için bir teknik kullanılır derdi," dedi.
En: "My grandfather used to say there's a technique used here to avoid getting lost," he said.

Tr: Kerem ve Selin şaşkınlıkla Emir'e baktılar.
En: Kerem@ and Selin@ looked at Emir@ in surprise.

Tr: "Anlatsana!" diye heyecanla sordu Selin.
En: "Tell us!" Selin@ asked excitedly.

Tr: Emir, duvar çizimlerini ve yönleri nasıl kullanacaklarını anlattı.
En: Emir@ explained how to use the wall drawings and directions.

Tr: Hepsi birlikte çalışarak doğru yolu buldular.
En: Working together, they found the right path.

Tr: Odadan odaya geçerken, Emir arkadaşlarının ilgisini fazlasıyla çekti.
En: As they moved from room to room, Emir@ caught his friends’ attention quite well.

Tr: Artık aralarında dışlanan biri değildi.
En: He was no longer an outsider among them.

Tr: Grup sonunda piknik alanına geri döndü.
En: The group eventually returned to the picnic area.

Tr: Gözlerinde macera dolu bir ışıltı vardı.
En: There was a sparkle of adventure in their eyes.

Tr: Hikayelerini neşeyle paylaştılar.
En: They shared their stories with joy.

Tr: Emir artık daha rahattı.
En: Emir@ was now more relaxed.

Tr: Gülümsüyor, sohbet ediyordu.
En: He was smiling and chatting.

Tr: "Kendim olduğumda daha iyiydi," diye düşündü.
En: "It was better when I was just myself," he thought.

Tr: Günün sonunda Emir, başkalarına uyum sağlamak için kendisini değiştirmesine gerek olmadığını anladı.
En: At the end of the day, Emir@ realized he didn't need to change himself to fit in with others.

Tr: Sadece kendisi olmak, onun gerçek dostluklar kurmasını sağladı.
En: Simply being himself helped him form true friendships.

Tr: Kapadokya'nın büyüsü, ona yeni bir başlangıç verdi.
En: The magic of Kapadokya@ gave him a fresh start.

Tr: Nevruz'un getirdiği yenilenme, Emir'in iç dünyasında da gerçekleşmişti.
En: The renewal brought by Nevruz@ had also taken place within Emir@'s inner world.


Vocabulary Words: