Fluent Fiction - Turkish: Mysterious Midnight Notes: A Dormitory Treasure Hunt
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-13-23-34-02-tr
Story Transcript:
Tr: Karanlık kış geceleri, Boğaziçi Üniversitesi yurdunda bir sessizliği örtüyordu.
En: Dark winter nights enveloped a silence at Boğaziçi Üniversitesi dormitory.
Tr: Kemal, dar koridorlarda yankılanan ayak seslerini dinlerken düşündü.
En: Kemal thought to himself while listening to the echoing footsteps in the narrow corridors.
Tr: Derya yan tarafta ders çalışıyordu, popüler elektronik müzik hafifçe arka planda çalıyordu.
En: Derya was studying next door, with popular electronic music playing softly in the background.
Tr: "Derya," dedi Kemal, pencerenin önüne doğru eğilerek.
En: "Derya," said Kemal, leaning toward the window.
Tr: "Bu notlar çok tuhaf.
En: "These notes are very strange.
Tr: Kim bıraktı bunları?"
En: Who left them?"
Tr: Derya, kitaplarına gömülmüştü.
En: Derya was buried in her books.
Tr: "Bilmiyorum Kemal, ama yarın sınavımız var.
En: "I don't know, Kemal, but we have an exam tomorrow.
Tr: Odaklanmalıyız," dedi.
En: We should focus," she said.
Tr: Kemal ince kağıt parçasına tekrar baktı.
En: Kemal looked at the thin piece of paper again.
Tr: Üzerinde kaotik bir dille yazılmış birkaç cümle vardı: "Gece yarısı, yalnız ışıklar."
En: It had a few sentences written in a chaotic language: "Midnight, lonely lights."
Tr: Bu gizemli notlardan biri daha.
En: Another of those mysterious notes.
Tr: "Bunları çözmeliyiz.
En: "We need to solve them.
Tr: Belki de bu bir hazine avıdır," dedi Kemal, gözleri parlayarak.
En: Maybe it's a treasure hunt," said Kemal, his eyes sparkling.
Tr: Derya iç çekti, ama Kemal'in kararlılığının farkındaydı.
En: Derya sighed but was aware of Kemal's determination.
Tr: "Tamam, tamam.
En: "Okay, okay.
Tr: Ama sadece bu gece," dedi endişeyle.
En: But just for tonight," she said anxiously.
Tr: O gece, Kemal ve Derya notların peşine düştüler.
En: That night, Kemal and Derya went after the notes.
Tr: Yurdun her köşesini aradılar.
En: They searched every corner of the dormitory.
Tr: Soğuk hava pencerelerden içeri sızarken, ay ışığı karla kaplı bahçeye yansıyordu.
En: As cold air seeped in through the windows, the moonlight was reflected on the snow-covered garden.
Tr: Saat gece yarısına yaklaşırken, son not onları yurdun eski kanadının karanlık bir köşesine götürdü.
En: As midnight approached, the last note led them to a dark corner of the old wing of the dormitory.
Tr: Derya, kalbinin hızla çarptığını hissetti.
En: Derya felt her heart beating fast.
Tr: "Bu çok saçma, Kemal," diye fısıldadı.
En: "This is so ridiculous, Kemal," she whispered.
Tr: Ama ikisi de geri dönmedi.
En: But neither of them turned back.
Tr: Eski bir kapıyı açtıklarında, karşılarında utangaç genç bir kız buldular.
En: When they opened an old door, they found a shy young girl in front of them.
Tr: Elinde kağıtlar ve bir kalem vardı.
En: She had papers and a pen in her hand.
Tr: "Merhaba," dedi kız, şaşırmış bir halde.
En: "Hello," said the girl, looking surprised.
Tr: "Ben Esra.
En: "I'm Esra.
Tr: Şiir kulübü kuruyorum.
En: I'm starting a poetry club.
Tr: Bu şekilde insanları çekmek istedim."
En: I wanted to attract people this way."
Tr: Kemal ve Derya ona katıldı.
En: Kemal and Derya joined her.
Tr: O gece, gizemli notların arkasındaki hikayeyi öğrendiler.
En: That night, they learned the story behind the mysterious notes.
Tr: Kemal, bu deneyimle yeni bir şey fark etti: merakını sorumluluklarıyla dengelemek zorundaydı.
En: With this experience, Kemal realized something new: he had to balance his curiosity with his responsibilities.
Tr: Ve yaratıcı ifadenin güzelliğini takdir etti.
En: And he appreciated the beauty of creative expression.
Tr: Ertesi gün, kar yağıyordu.
En: The next day, it was snowing.
Tr: Kemal ve Derya yurt odasına döndüğünde, odada başka bir sessiz huzur vardı.
En: When Kemal and Derya returned to the dorm room, there was a different silent peace in the room.
Tr: Kemal notları toplarken, Derya kitaplarına geri döndü.
En: As Kemal gathered the notes, Derya went back to her books.
Tr: Bu kez sadece yüzünde hafif bir gülümseme vardı.
En: This time, there was a slight smile on her face.
Vocabulary Words: