Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Old Bonds Renew in Istanbul: A Heartfelt Reunion
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-03-30-22-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: İstanbul'un kalbinde, hareketli İstiklal Caddesi üzerinde bir kafede oturuyoruz.
En: In the heart of İstanbul, we are sitting in a café on the bustling İstiklal Caddesi.

Tr: Kafenin içinde sesler birbirine karışıyor; kahve fincanlarının tınlaması, insan sesleri ve içilen kahvenin o hoş kokusu etrafa yayılıyor.
En: Inside the café, sounds blend together; the clink of coffee cups, the voices of people, and the pleasant aroma of brewed coffee fills the air.

Tr: İlkbaharın yumuşak güneşi, büyük pencerelerden içeri süzülüyor.
En: The soft spring sun filters in through the large windows.

Tr: Emir, bir yandan İstanbul'daki konferansı düşünürken, bir yandan eski iki dostunu, Selin ve Burak'ı düşünüyor.
En: Emir, while thinking about the conference in İstanbul, also thinks about his two old friends, Selin and Burak.

Tr: Kalbinde bir sıkışma, aklında ise eski günlerin özlemi var.
En: He has a tightness in his heart and a longing for the old days in his mind.

Tr: Birkaç yıl önce, yanlış anlamalar yüzünden yolları ayrılmıştı.
En: A few years ago, they parted ways due to misunderstandings.

Tr: Şimdi bir araya gelmek, geçmişin yanlış anlamalarını düzeltmek istiyor.
En: Now, he wants to come together and clear up the misunderstandings of the past.

Tr: Ancak Selin ve Burak'ın nasıl tepki vereceğini bilmiyor.
En: However, he doesn't know how Selin and Burak will react.

Tr: Kafeye adımını atıyor, gözleri kalabalıkta Selin ve Burak'ı arıyor.
En: He steps into the café, his eyes searching for Selin and Burak in the crowd.

Tr: Derken onları bir köşede, kahkahalar içinde otururken görüyor.
En: Then he sees them sitting in a corner, laughing.

Tr: Bir an tereddüt etse de, içindeki cesareti topluyor.
En: Although he hesitates for a moment, he gathers his courage.

Tr: Derin bir nefes alarak yanlarına doğru yürüyor.
En: Taking a deep breath, he walks towards them.

Tr: Selin ve Burak, Emir’i görünce şaşkınlıkla doluyor ama aynı zamanda gözlerinde bir sıcaklık beliriyor.
En: Selin and Burak are filled with surprise when they see Emir, but there is also a warmth in their eyes.

Tr: Emir, birkaç dakikalık sessizlikten sonra cesaretini topluyor ve konuşmaya başlıyor.
En: After a few minutes of silence, Emir gathers his courage and starts to speak.

Tr: "Merhaba," diyor.
En: "Hello," he says.

Tr: "Sizi görmek çok güzel.
En: "It's so nice to see you.

Tr: Çok düşündüm, geçmişte olanlar için üzgünüm."
En: I've thought a lot, and I'm sorry for what happened in the past."

Tr: Burak, gitarına yaslanmış halde gülümsüyor.
En: Burak, leaning against his guitar, smiles.

Tr: "Geçmişte kaldı hepsi, Emir," diyor.
En: "It's all in the past, Emir," he says.

Tr: Selin, fotoğraf makinesini bir kenara koyarak söze karışıyor.
En: Selin, putting her camera aside, chimes in.

Tr: "Özledik seni," diyor samimi bir tebessümle.
En: "We've missed you," she says with a sincere smile.

Tr: Konuşma devam ediyor; anılar, kahkahalar, biraz da gözyaşı paylaşılıyor.
En: The conversation continues; memories, laughter, and a few tears are shared.

Tr: Bir süre sonra, Emir içindeki yüklerin hafiflediğini hissediyor.
En: After a while, Emir feels the burdens inside him lighten.

Tr: Selin ve Burak ona sarılıyor.
En: Selin and Burak hug him.

Tr: Üçü de geçmişi geride bırakarak, dostluklarını yeniden canlandırma kararı alıyor.
En: The three of them decide to leave the past behind and revive their friendship.

Tr: Kafeden ayrılırken, İstiklal Caddesi'nin canlılığı artık Emir'e umut veriyor.
En: As they leave the café, the liveliness of İstiklal Caddesi now gives Emir hope.

Tr: Geçmişin yüklerinden arınmış, yeniden kazanılan dostlukla geleceğe daha mutlu bakıyor.
En: Freed from the burdens of the past, he looks more happily toward the future with the friendship regained.

Tr: Çünkü bazen samimi bir konuşma ve biraz cesaret eski yaraları iyileştirebilir.
En: Because sometimes, a sincere conversation and a bit of courage can heal old wounds.


Vocabulary Words: