Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Old Friendships Renewed: A Spring Reunion at Galata Kulesi
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-03-03-23-34-01-tr

Story Transcript:

Tr: Galata Kulesi'nin önünde erken baharın ilk günleri yaşanıyordu.
En: In front of Galata Kulesi, the first days of early spring were being experienced.

Tr: İstanbul, taze bir enerjiyle doluydu.
En: İstanbul was filled with fresh energy.

Tr: Şehrin sokakları renkli çiçeklerle süslenmişti ve hafif bir esinti tulipaların kokusunu taşıyordu.
En: The streets of the city were adorned with colorful flowers, and a gentle breeze carried the scent of tulips.

Tr: Emre, kalabalığın arasından geçerek kulesin önüne geldi.
En: Emre walked through the crowd and arrived in front of the tower.

Tr: Gözleri eski dostunu arıyordu.
En: His eyes were searching for an old friend.

Tr: Selin yavaşça yaklaştı.
En: Selin approached slowly.

Tr: Uzun yıllar yurt dışında yaşamıştı ama nihayet evine dönmüştü.
En: She had lived abroad for many years but had finally returned home.

Tr: Galata Kulesi’ni çok özlemişti.
En: She had missed Galata Kulesi dearly.

Tr: Burada hissettiklerini dünyanın başka hiçbir yerinde hissetmiyordu.
En: The feelings she experienced here, she didn't feel anywhere else in the world.

Tr: Ne zaman kuleyi görse, çocukluk anıları canlanıyordu.
En: Every time she saw the tower, childhood memories came alive.

Tr: Birlikte oynadıkları o eski günleri hatırladı.
En: She remembered those old days when they played together.

Tr: Tam o sırada Emre ile göz göze geldiler.
En: At that moment, Emre and Selin made eye contact.

Tr: İkisi de şaşkındı ama aynı zamanda mutluydu.
En: Both were surprised but also happy.

Tr: Yıllar geçmişti ama aralarındaki bağ hiç kopmamış gibiydi.
En: Years had passed, but it was as if the bond between them had never been broken.

Tr: “Selin!” dedi Emre neşeyle.
En: “Selin!” said Emre joyfully.

Tr: “Bu bir sürpriz!
En: “This is a surprise!

Tr: Bunca yıl sonra seni burada görmek harika!” Selin gülümsedi.
En: It's wonderful to see you here after all these years!” Selin smiled.

Tr: “Evet, İstanbul’u çok özledim.
En: “Yes, I missed İstanbul a lot.

Tr: Özellikle de burada geçirdiğimiz zamanı.” Emre heyecanla önerdi, “Kuleye çıkalım mı?
En: Especially the time we spent here.” Emre suggested excitedly, “Shall we go up the tower?

Tr: Eskiden yaptığımız gibi.” Selin bir an tereddüt etti.
En: Like we used to.” Selin hesitated for a moment.

Tr: Tek başına keşfetmek istiyordu.
En: She wanted to explore on her own.

Tr: Ama Emre ile paylaşabileceği çok fazla anı vardı.
En: But there were so many memories she could share with Emre.

Tr: “Tamam,” dedi sonunda.
En: “Okay,” she said finally.

Tr: “Hadi gidelim.” Kulenin tepesine çıkarken ikisi de sessizdi.
En: “Let's go.” As they climbed to the top of the tower, both were silent.

Tr: Fakat hissettikleri şeyler içlerinde yanıyordu.
En: But what they felt inside was burning.

Tr: Zirveye vardıklarında nefes kesen İstanbul manzarası onları karşıladı.
En: When they reached the summit, a breathtaking view of İstanbul greeted them.

Tr: Boğazın mavisi, minarelerin zarafeti ve çiçek açan ağaçlar… Emre derin bir nefes alarak, “Selin,” dedi.
En: The blue of the Bosphorus, the elegance of the minarets, and the flowering trees...

Tr: “Seni yeniden görmek beni çok mutlu etti.
En: Taking a deep breath, Emre said, "Selin," "Seeing you again made me very happy.

Tr: Yıllardır içimde bir şeyler saklıydı.
En: I've been keeping things inside for years.

Tr: Eski dostluğumuzu yeniden canlandırmak istiyorum.
En: I want to rekindle our old friendship.

Tr: Belki daha fazlasını…” Selin, Emre’ye baktı.
En: Maybe something more..." Selin looked at Emre.

Tr: İçinde bir huzur hissetti.
En: She felt a sense of peace inside.

Tr: “Emre, bu şehir, bu anılar, hepsi benim için çok değerli.
En: “Emre, this city, these memories, they all mean so much to me.

Tr: Burada, seninle birlikte olmak, geçmişi tekrar yaşamak güzel.
En: Being here with you, reliving the past is beautiful.

Tr: Ama aynı zamanda geleceği de düşünmek istiyorum.” İkisi de manzaraya döndüler.
En: But I also want to think about the future.” They both turned to the view.

Tr: İstanbul, canlı ve umut doluydu.
En: İstanbul was vibrant and full of hope.

Tr: Bu an onları birbirine daha da yaklaştırdı.
En: This moment brought them closer together.

Tr: Bağlarını güçlendirdi.
En: It strengthened their bond.

Tr: O gün, Galata Kulesi’nde, Emre ve Selin, tekrar birbirlerini buldu.
En: That day, at Galata Kulesi, Emre and Selin found each other once again.

Tr: Selin, daha fazla zaman geçirmek için İstanbul’da kalmaya karar verdi.
En: Selin decided to stay in İstanbul to spend more time.

Tr: Emre, duygularını ifade etmenin cesaret ve neşe getirdiğini gördü.
En: Emre saw that expressing his feelings brought courage and joy.

Tr: İstanbul’un kalbinde, yeni anılar yapma sözü verdiler.
En: In the heart of İstanbul, they promised to make new memories.

Tr: Eski dostluk yeni başlangıçlara dönüştü.
En: The old friendship turned into new beginnings.

Tr: Ve ilkbaharın bu güzel gününde, dostlukları yeni çiçekler açtı.
En: And on this beautiful spring day, their friendship blossomed anew.


Vocabulary Words: