Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Pamukkale's Secrets: Emre and Selin's Guiding Journey
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-02-04-23-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Pamukkale'nin bembeyaz terasları, böylesine soğuk bir kış gününde bile insanın içini ısıtan bir manzara sunuyordu.
En: The pure white terraces of Pamukkale offered a breathtaking view that warmed one's heart even on such a cold winter day.

Tr: Rüzgar hafifçe esiyordu ve güneş, mineral zengin travertenlerin üzerinden parlıyordu.
En: The wind blew gently, and the sun shone over the mineral-rich travertines.

Tr: Turistler, bu harika görüntünün büyüsüne kapılmış, hevesle fotoğraf çekiyorlardı.
En: Tourists were captivated by this marvelous sight, eagerly taking photos.

Tr: Kalabalığın biraz ilerisinde, tecrübeli rehber Emre, yeni çalışma arkadaşı Selin'e Pamukkale'nin eşsiz güzelliklerini tanıtmaya çalışıyordu.
En: A bit ahead of the crowd, the experienced guide Emre was trying to introduce the unique beauty of Pamukkale to his new colleague Selin.

Tr: Emre, yıllardır buradaydı.
En: Emre had been here for years.

Tr: Her köşesini, her hikayesini ezbere bilirdi.
En: He knew every corner and every story by heart.

Tr: Selin ise yeniydi.
En: Selin, on the other hand, was new.

Tr: Heyecanlı ve biraz da gergindi.
En: She was excited yet a bit nervous.

Tr: Emre'nin yanındayken hata yapmaktan korkuyordu.
En: She feared making mistakes while alongside Emre.

Tr: Emre ise Selin'in bu endişesini hissedebiliyordu ama daha ilk günden de yüklenmek istemiyordu.
En: However, Emre could sense Selin's concern, but he didn't want to be too demanding from day one.

Tr: Kendi standartlarını korumak istiyordu.
En: He wanted to maintain his own standards.

Tr: İşin zor kısmı buydu; yeni dünyanın geçici bir karmaşaya girmesini istemiyordu.
En: This was the challenging part; he didn't want the new world to dive into temporary chaos.

Tr: Tur grubu, travertenlerin üst kısmına doğru ilerliyordu.
En: The tour group was advancing toward the top of the travertines.

Tr: Emre bir noktadan sonra durup Selin'e şunları söyledi: "Hadi biraz mola verelim, ben sana önemli bir şey anlatmak istiyorum."
En: After a while, Emre stopped and said to Selin, "Let's take a break; I want to tell you something important."

Tr: Turistlere kısa bir mola ilan ettiler ve bir kenara çekildiler.
En: They announced a short break to the tourists and pulled aside.

Tr: Emre, Selin'e gülümsedi, "Biliyor musun," dedi, "Pamukkale'nin oluşumunu anlatırken her zaman en sevdiğim hikayeye başvururum.
En: Emre smiled at Selin, "You know," he said, "when explaining the formation of Pamukkale, I always turn to my favorite story.

Tr: Milyonlarca yıl önce, bu suyun taşıdığı mineraller yüzeye çıktı ve işte bu eşsiz beyaz kaplıcalar oluştu.
En: Millions of years ago, the minerals carried by this water came to the surface, creating these unique white hot springs.

Tr: Düşünsene, bir doğa mucizesi."
En: Imagine that, a miracle of nature."

Tr: Selin, bu hikayeyi duyunca heyecanlandı ve hemen, "Bu çok ilginç, böyle anlatırsanız insanlar da etkilenir," dedi.
En: Selin got excited upon hearing this story and immediately said, "This is so interesting, if you tell it like this, people will be impressed."

Tr: Emre başını sallayarak, "Evet, önemli olan hikayeye bir ruh katmaktır, yoksa sadece tarih ve bilimi anlattın mı kimse ilgilenmez."
En: Emre nodded, "Yes, the important thing is to add a soul to the story, otherwise, if you just talk about history and science, no one will care."

Tr: Selin, bu hikayeden aldığı ilhamla günü tamamladı.
En: Inspired by this story, Selin finished the day.

Tr: Turun son bölümünde çok daha kendinden emin bir şekilde konuşmaya başladı.
En: In the final part of the tour, she began to speak much more confidently.

Tr: Emre, Selin'in bu ani değişimiyle rahatladı.
En: Emre was relieved by Selin's sudden change.

Tr: Fark etti ki; sabır ve biraz açıklık her zaman işe yarardı.
En: He realized that patience and a little openness always worked.

Tr: Günün sonunda, Selin artık içini bir güven duygusu kaplamış olarak, "Emre abi, bugün için teşekkür ederim.
En: At the end of the day, feeling now filled with a sense of confidence, Selin said, "Thank you for today, Emre brother.

Tr: Çok önemli şeyler öğrendim," dedi.
En: I learned very important things."

Tr: Emre, "Senin sayende ben de çok şey öğrendim.
En: Emre replied, "I also learned a lot thanks to you.

Tr: Senin heyecanın bana da iyi geldi," diye cevapladı.
En: Your enthusiasm was good for me too."

Tr: Bu kış günü, Pamukkale'nin soğuk havasına rağmen, bir sıcak dostluk başlangıcına tanıklık ediyordu.
En: This winter day, despite the cold air of Pamukkale, witnessed the start of a warm friendship.

Tr: Emre ve Selin için yeni bir işbirliğinin kapıları aralanmıştı.
En: New doors of collaboration were opening for Emre and Selin.

Tr: Pamukkale'nin efsaneleri, onları birbirine bağlayan bir halat gibi örülmüştü.
En: The legends of Pamukkale wove like a rope connecting them.

Tr: Selin artık gelecek günlere daha umutla bakıyordu ve Emre, rehberlik konusunda yeni bir bakış açısı kazanmıştı.
En: Selin now looked toward future days with more hope, and Emre gained a new perspective on guiding.

Tr: İkisi de bu değişimle mutluydu.
En: Both were happy with this change.


Vocabulary Words: