Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Sneezing Fits and Botanical Dreams: Ege's Allergy Adventure
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-25-23-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Ege, kalın kış montunu sıkıca sarılmış, büyük işletme arkadaşı Zeynep ve yeni tanıştığı Ali ile birlikte çiçek çiftliğine doğru yürüyordu.
En: Ege, wrapped tightly in his thick winter coat, was walking towards the flower farm with his great business friend Zeynep and newly acquainted Ali.

Tr: Dışarısı soğuktu, ama içeri girdiklerinde etraflarındaki sıcak atmosfer onları hemen ısıttı.
En: It was cold outside, but when they entered, the warm atmosphere around them immediately warmed them up.

Tr: Işıklar, nemli camlardan süzülerek yere hafif bir altın rengi yansıma bırakıyordu.
En: The lights were filtering through the humid glass, leaving a slight golden reflection on the floor.

Tr: Her köşede farklı bir bitki türü vardı.
En: There was a different type of plant in every corner.

Tr: Ege’nin kalbi sevinçle çarpıyordu.
En: Ege's heart was beating with joy.

Tr: Bitkilerle çevrili olmak onu her zaman mutlu ederdi.
En: Being surrounded by plants always made him happy.

Tr: Ancak son günlerde artan hapşırık nöbetleri yüzünden biraz endişeliydi.
En: However, he was a bit worried due to the increasing sneezing fits he had been experiencing recently.

Tr: Kendisine "Bu sefer sorun olmaz" diye mırıldandı.
En: He muttered to himself, "This time it won't be a problem."

Tr: Çocukluk arkadaşı Zeynep ise Ege'nin kaygısını biliyordu.
En: His childhood friend Zeynep knew Ege's concern.

Tr: O, deneyimli bir botanikçiydi ve Ege'ye tavsiyelerde bulunmak için her zaman hazırdı.
En: She was an experienced botanist always ready to advise Ege.

Tr: "Bana güvenebilirsin, herhangi bir sorun çıkarsa buradayım," dedi gülümseyerek.
En: "You can trust me, I'll be here if any problem arises," she said with a smile.

Tr: Ali, çiçeklerin sıradışı güzelliğine hayran kalarak çevreyi incelerken birden durmuş, "Bakın, bu türü daha önce hiç görmedim," dedi heyecanla.
En: Ali, admiring the extraordinary beauty of the flowers, suddenly stopped while examining the surroundings, and excitedly said, "Look, I have never seen this species before."

Tr: Ege, Ali’ye doğru yaklaştı.
En: Ege approached Ali.

Tr: Biraz eğilerek nadir bulunan çiçeği dikkatle inceledi.
En: Bending a little, he carefully examined the rare flower.

Tr: Tam o sırada, beklenmedik bir şey oldu.
En: Just at that moment, something unexpected happened.

Tr: Ege, kesintisiz bir hapşırık nöbetine tutuldu. Herkesin dikkatini kendine çekti.
En: Ege was gripped by an uninterrupted sneezing fit, drawing everyone's attention to him.

Tr: Ali, şaşkın ve biraz da tedirgin bir şekilde, "İyi misin?" diye sordu.
En: Ali, surprised and somewhat uneasy, asked, "Are you okay?"

Tr: Ege, elini kaldırarak, "Endişelenme, bu alerji... Geçer birazdan," dedi nefes nefese kalmış bir halde.
En: Ege, raising his hand, said, "Don't worry, it's an allergy... It will pass soon," while gasping for breath.

Tr: İlaçlarını çantasından çıkardı ve sabırla beklemeye başladı.
En: He took out his medicine from his bag and began to wait patiently.

Tr: Bu duruma aldırış etmek istemiyordu.
En: He didn't want to care much about this situation.

Tr: Zorluklar, hayallerinin önünde duramazdı.
En: Obstacles couldn't stand in the way of his dreams.

Tr: Zeynep, konuyla ilgili bir çözüm bulmak istiyordu.
En: Zeynep wanted to find a solution to the issue.

Tr: Ege’yi biraz kenara çekti ve dikkatle, "Bu çiçekle ilgili olabilir mi? Bakalım hangisi seni etkiliyor," diye önerdi.
En: She pulled Ege aside and carefully suggested, "Could it be related to this flower? Let's see which one is affecting you."

Tr: Ege, tedirgin ama kararlı bir şekilde başını salladı.
En: Ege, anxious but determined, nodded his head.

Tr: Bir süre sonra, Zeynep ve Ege birlikte çalışarak, alerjiye neden olan bitkiyi tespit ettiler.
En: After a while, Zeynep and Ege worked together and identified the plant causing the allergy.

Tr: Bu keşif, Ege'ye derin bir rahatlama sağladı.
En: This discovery provided Ege with deep relief.

Tr: Artık gerekli önlemleri alarak, botanik dünyasındaki merakını sürdürebileceğini biliyordu.
En: He knew he could continue his curiosity in the botanical world by taking the necessary precautions.

Tr: Ege, bu deneyimden önemli bir ders çıkardı.
En: Ege learned an important lesson from this experience.

Tr: Zorluklar kararlılığıyla üstesinden gelinebilirdi.
En: Difficulties could be overcome with determination.

Tr: Kendisinin sağlığıyla barışıp, doğayı daha yakından tanıma yolunda yeni bir adım attı.
En: He took a new step toward reconciling with his health and getting to know nature more closely.

Tr: Çiçek çiftliğinden ayrıldıklarında, içi umut ve yenilenmiş bir heyecanla doluydu.
En: When they left the flower farm, he was filled with hope and renewed excitement.

Tr: Artık kendi tropikal bitki serasını kurmak için sabırsızlanıyordu.
En: Now he was eager to establish his own tropical plant greenhouse.

Tr: Ve Ege, bu yolculuk sırasında tek başına olmadığını biliyordu.
En: And Ege knew he was not alone on this journey.

Tr: Yanında, Zeynep gibi güvenilir dostlar vardı.
En: He had reliable friends like Zeynep by his side.


Vocabulary Words: