Fluent Fiction - Turkish: Tech Triumphs: Emre's Smart Thermostat Adventure
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-08-23-34-02-tr
Story Transcript:
Tr: Kış akşamıydı.
En: It was a winter evening.
Tr: Emre, büyük aile evinde yeni akıllı termostatı kurmaya kararlıydı.
En: Emre was determined to set up the new smart thermostat in the large family home.
Tr: Tüm aile, kış günlerinin tadını çıkartmak için toplanmıştı.
En: The whole family had gathered to enjoy the winter days.
Tr: Emre teknolojiyi severdi ama bazen dikkati kolayca dağılırdı.
En: Emre loved technology, but sometimes he got easily distracted.
Tr: Bu kez, ailesini etkileyip etkilemeyeceğinden emindi.
En: This time, he was sure he would impress his family.
Tr: Evde herkes farklı işlerle meşguldü.
En: Everyone in the house was busy with different tasks.
Tr: Zeynep mutfakta çorbanın taşmaması için dikkat ediyordu.
En: Zeynep was in the kitchen, making sure the soup didn't boil over.
Tr: Ahmet ise oturma odasında kitap okuyor, arada bir gözünü Emre'nin uğraşlarına kaydırıyordu.
En: Ahmet was reading a book in the living room, occasionally glancing at Emre's efforts.
Tr: Emre, kutuyu açıp malzemeleri kontrol etti.
En: Emre opened the box and checked the components.
Tr: "Kolay iş," diye düşündü.
En: "Easy job," he thought.
Tr: Ancak, talimatlar fazlasıyla karmaşıktı.
En: However, the instructions were overwhelmingly complicated.
Tr: İçinde bir heyecanla hatları bağlamaya başladı.
En: Excitedly, he began to connect the wires.
Tr: Fakat bilmeden, termostatı kapı ziline bağladı.
En: But unknowingly, he connected the thermostat to the doorbell.
Tr: Hava karardıktan sonra evin içi daha da hareketlendi.
En: After dark, the house became more lively.
Tr: Yemek vakti yaklaşırken, Emre son kontrolleri yapmayı düşündü.
En: As dinner time approached, Emre thought about doing the final checks.
Tr: O anda, kapı zili çalmaya başladı.
En: At that moment, the doorbell started to ring.
Tr: Herkes yerinden sıçradı.
En: Everyone jumped from their seats.
Tr: Emre şaşırarak termostat ayarlarını kontrol etti ve kapı zili bir kez daha çaldı.
En: Emre looked at the thermostat settings in surprise, and the doorbell rang once more.
Tr: Zeynep kapıya koştu, ancak dışarıda kimse yoktu.
En: Zeynep ran to the door, but there was no one outside.
Tr: Ahmet de şaşkınlıkla gülümsedi.
En: Ahmet smiled in amusement.
Tr: "Bu yeni bir karşılama yöntemi mi?"
En: "Is this a new greeting method?"
Tr: diye sordu.
En: he asked.
Tr: Emre başını kaşıdı, "Bunu ben düzelteceğim," dedi, biraz utançla.
En: Emre scratched his head, "I'll fix this," he said, a bit embarrassed.
Tr: Yemekte, zili susturmayı başaramadı ama inatçıydı.
En: During dinner, he couldn't manage to stop the bell, but he was stubborn.
Tr: Yemek boyunca kapı zili arada bir çalarken, bu durum aileyi güldürdü.
En: While the doorbell rang intermittently throughout the meal, it made the family laugh.
Tr: Zeynep, "Soğundan çok zil sesini duyacağız bu gidişle," diye espri yaptı.
En: Zeynep joked, "At this rate, we'll hear the bell more than the cold."
Tr: Sonunda Emre, küçük bir moladan sonra odasına çekildi, teknolojik cihazlarla epey vakit geçirdi.
En: Finally, after a short break, Emre retreated to his room and spent quite some time with the technological devices.
Tr: Biraz internet araştırması, yeni kablo düzenlemeleri derken nihayet problemin kaynağını buldu.
En: After some internet research and new cable arrangements, he finally found the source of the problem.
Tr: Yaptığı yanlış bağlantıyı düzeltti.
En: He corrected the wrong connection he had made.
Tr: Akşam sona ererken, ev artık sessizdi.
En: As the evening came to an end, the house was quiet once again.
Tr: Aile, tatlı zamanına geçerken, Emre’ye takılarak onun çabalarını kutladı.
En: While the family moved on to dessert time, they teased Emre and celebrated his efforts.
Tr: "Senin azmin hiç bitmiyor Emre," dedi Ahmet takdirle.
En: "Your determination never ends, Emre," Ahmet said appreciatively.
Tr: Emre gülerek, "Bir dahaki sefere belki uzman çağırırım," dedi.
En: Emre laughed, "Maybe next time I'll call an expert."
Tr: Aile sıcak kahvelerini yudumlayarak Emre'nin gayretini alkışladı.
En: The family sipped their warm coffees, applauding Emre's perseverance.
Tr: Bu deneyimle, Emre sabrın ve yardımlaşmanın önemini bir kez daha öğrenmişti.
En: Through this experience, Emre had learned the importance of patience and collaboration once more.
Tr: Evde yine huzur vardı ve Emre, yeni teknoloji ile başa çıkmanın başka bir yolunu keşfetmişti.
En: There was peace in the home again, and Emre discovered another way to manage new technology.
Vocabulary Words: