Listen

Description

Fluent Fiction - Turkish: Unveiling Secrets: Friends' Journey into Cappadocia's Depths
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-07-18-22-34-02-tr

Story Transcript:

Tr: Yaz mevsiminde, Emre, Selin ve Ozan tatil planı yapıyordu.
En: In the summer season, Emre, Selin, and Ozan were making vacation plans.

Tr: Türkiye'yi keşfetmek istiyorlardı.
En: They wanted to explore Turkey.

Tr: Emre, tarih meraklısı bir arkeologdu.
En: Emre, a history enthusiast, was an archaeologist.

Tr: Kapadokya'nın yer altı şehirleri onu çok heyecanlandırıyordu.
En: The underground cities of Cappadocia excited him greatly.

Tr: Derinkuyu, onların ilk durağıydı.
En: Derinkuyu was their first stop.

Tr: Derinkuyu, güneşin kavurduğu düzlüklerin altında saklı bir hazine gibiydi.
En: Derinkuyu was like a hidden treasure under the sun-scorched plains.

Tr: Burası soğuk taş duvarlarla kaplı, karmaşık tünellerden oluşan geniş bir yer altı şehriydi.
En: It was a vast underground city made up of complex tunnels covered with cold stone walls.

Tr: Emre, buranın antik sırlar barındırdığına inanıyordu.
En: Emre believed it harbored ancient secrets.

Tr: Bir söylenti duymuştu: Gizli bir geçit, daha önce keşfedilmemiş bir odaya açılıyordu.
En: He had heard a rumor: A secret passage opened to a previously undiscovered room.

Tr: Selin, fotoğraf makinesiyle harika kareler yakalamayı planlıyordu.
En: Selin planned to capture marvelous shots with her camera.

Tr: Yeni projesi için geçen medeniyetlerin izlerini arıyordu.
En: She was searching for traces of past civilizations for her new project.

Tr: Ozan ise çocukluk arkadaşı Emre'nin teorilerine her zaman biraz şüpheyle yaklaşırdı.
En: Ozan, on the other hand, always approached his childhood friend Emre's theories with a bit of skepticism.

Tr: Ama macerayı severdi ve Emre'nin inancı onu heyecanlandırıyordu.
En: But he loved adventure, and Emre's conviction excited him.

Tr: Şehrin dar tünelleri arasında dolanırken, hava iyice serinliyordu.
En: As they wandered through the narrow tunnels of the city, the air was getting noticeably cooler.

Tr: Emre, daha derine inmeleri gerektiğini söylüyordu.
En: Emre said they needed to go deeper.

Tr: Ozan, tünellerde kaybolma endişesiyle temkinli davranılması gerektiğini savunuyordu.
En: Ozan insisted on being cautious due to the risk of getting lost in the tunnels.

Tr: Fakat Emre'nin kararlılığı galip geldi.
En: However, Emre's determination won out.

Tr: Yine de Selin ve Ozan, Emre'nin yanında kalmaya karar verdiler.
En: Still, Selin and Ozan decided to stay by Emre's side.

Tr: Saatler geçtikçe küçük bir umut ışığı bile bulamıyorlardı.
En: As hours passed, they couldn't find even a small ray of hope.

Tr: Tüneller sanki sonu gelmeyen bir labirent gibiydi.
En: The tunnels seemed like a never-ending labyrinth.

Tr: Su ve yiyecekleri azalmıştı.
En: Their water and food supplies were dwindling.

Tr: Moraller düşükken, birden Selin yere dikkatlice baktı.
En: While their morale was low, Selin suddenly looked carefully at the ground.

Tr: Taşların üzerinde zar zor görülen işaretler vardı.
En: There were barely visible marks on the stones.

Tr: Heyecanla Emre'yi çağırdı.
En: She called Emre over excitedly.

Tr: Bu işaretler gizli bir kapıyı işaret ediyordu.
En: These marks pointed to a hidden door.

Tr: Emre, işareti dikkatle inceledi, derin bir nefes aldı ve kapıyı açtı.
En: Emre examined the mark carefully, took a deep breath, and opened the door.

Tr: İçerisi küçük ama eşsiz bir odaydı.
En: Inside was a small but unique room.

Tr: Antik eşyalarla doluydu.
En: It was filled with ancient artifacts.

Tr: Harika bir keşifti!
En: It was a marvelous discovery!

Tr: Emre'nin teorisi doğruydu.
En: Emre's theory was correct.

Tr: O akşam, üç arkadaş Derinkuyu'dan güvenle çıkmak için dikkatlice geri döndüler.
En: That evening, the three friends carefully retraced their steps to safely exit Derinkuyu.

Tr: Keşfin heyecanı ve dostluklarının gücü ile dolu bir yolculuktu.
En: It was a journey filled with the excitement of discovery and the power of friendship.

Tr: Emre, arkadaşlarının da görüşlerinin ne kadar önemli olduğunu anladı.
En: Emre realized how important his friends' opinions were.

Tr: Selin, yeni projesi için muhteşem ilhamlar bulmuştu.
En: Selin found magnificent inspirations for her new project.

Tr: Ozan ise tarih merakını artık daha çok ciddiye alıyordu.
En: And Ozan began to take his interest in history more seriously.

Tr: Derinkuyu'nun tarih kokan duvarları arasında, Emre, Selin ve Ozan'ın dostlukları ve bilgiye olan tutkuları daha da güçlenmişti.
En: Among the history-scented walls of Derinkuyu, the friendship and passion for knowledge of Emre, Selin, and Ozan grew even stronger.

Tr: Bu macera, onların kapısını başka serüvenlere de açacaktı.
En: This adventure would open the door to further adventures for them.


Vocabulary Words: